ABD eski Başkanı Donald Trump'ın H-1B vize başvurularına getirdiği 100 bin dolarlık ek ücret uygulamasına ilişkin hukuki mücadele devam ediyor. Boston merkezli federal temyiz mahkemesi, haziran ayında federal bir yargıcın söz konusu ücreti yasadışı ilan ederek hükümetin tahsilatını engelleme kararını inceliyor. Dava, Trump yönetiminin göçmen vizelerine yönelik sertleştirme politikalarının yargı yolundan dönüp dönmeyeceğini belirleyecek.
Yüksek Ücretin Hukuki Süreci
Trump yönetimi, 2020 yılında H-1B vize programında önemli değişiklikler yapmıştı. Yüksek vasıflı yabancı çalışanlara yönelik bu vize türünde, başvuru sahiplerinden 100 bin dolara varan ek ücret talep edilmesi kararlaştırılmıştı. Yönetim, bu düzenlemeyi koronavirüs salgınının ekonomik etkileri sırasında Amerikalı işçileri korumak gerekçesiyle savunuyordu. Ancak haziran ayında federal yargıç, ücretin yasal dayanağının bulunmadığına hükmetti ve hükümetin bu ücreti toplamasını yasakladı. Kararın ardından hükümet temyiz başvurusunda bulundu. Şimdi Boston'daki Birinci Daire Temyiz Mahkemesi, alt mahkemenin kararını masaya yatırıyor. Duruşmalar sırasında hem hükümet avukatları hem de davacı şirketler ve ticaret odaları görüşlerini sundu. Temyiz mahkemesinin kararı, H-1B vize ücretlerinin geleceği açısından bağlayıcı olacak. Kararın önümüzdeki aylarda açıklanması bekleniyor.
H-1B Vizesi ve Küresel Etkileri
H-1B vizesi, ABD'de özellikle teknoloji, mühendislik ve bilim alanlarında çalışacak yüksek vasıflı yabancı işgücü için kritik öneme sahip. Her yıl 85 bin kişiye verilen bu vize, Silikon Vadisi'ndeki teknoloji devlerinden üniversitelere kadar geniş bir yelpazede istihdam sağlıyor. Vize ücretlerindeki artış, ABD'de eğitim gören veya çalışmak isteyen nitelikli göçmenler için caydırıcı bir faktör olarak görülüyor. Hindistan ve Çin, H-1B vizesinden en çok yararlanan ülkeler arasında. Hindistan'dan her yıl on binlerce mühendis ve yazılımcı bu vizeyle ABD'ye gidiyor. Ücretin yürürlükte kalması halinde, bu ülkelerden ABD'ye nitelikli göçün azalması ve şirketlerin alternatif pazar arayışına girmesi bekleniyor. Kanada, Almanya ve Avustralya gibi ülkeler, son yıllarda nitelikli göçmen çekmek için yeni programlar başlatmıştı. Trump döneminde sıkılaşan vize politikaları, küresel yetenek rekabetini de etkiliyor. Temyiz mahkemesinin kararı, ABD'nin göçmen politikalarındaki belirsizliği bir süre daha sürdürecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
H-1B vize ücreti davası doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel nitelikli işgücü hareketliliği ve göç politikaları Türk profesyonelleri için de önem taşıyor. Her yıl binlerce Türk mühendis, yazılımcı ve akademisyen H-1B vizesiyle ABD'de çalışma imkânı buluyor. Ücretin kalıcı hale gelmesi, bu fırsatları kısıtlayabilir ve Türkiye'den beyin göçünü yavaşlatabilir. Öte yandan, ABD'ye giden nitelikli işgücünün azalması, Türkiye'nin kendi teknoloji ekosistemine dönüşü teşvik edebilir. Ancak asıl etki, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde vize kolaylıkları ve göçmenlik konularında yeni dengeleri gündeme getirebilir. Karar, küresel yetenek rekabetinde Türkiye'nin konumunu da dolaylı olarak etkileyecek.