Eski ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin (GOP) yaklaşan ara seçimleri kazanması halinde her yetişkin Amerikalıya 5.000 dolarlık bir "temettü" ödemesi yapılacağını vaat etti. Trump, bu açıklamayı Cumartesi günü Truth Social platformunda yaptı. Ödeme planının nasıl finanse edileceği ise henüz netlik kazanmadı; Trump, kaynak konusunda ayrıntı vermedi. Öneri, ekonomistler ve siyasi analistler arasında ciddi soru işaretleri yarattı.
Önerinin Arka Planı ve Ekonomik Gerçekler
Trump'ın açıklaması, ABD'de 8 Kasım 2022'de yapılacak ara seçimler öncesinde seçmen desteğini artırmaya yönelik bir hamle olarak yorumlanıyor. Ancak öneri, federal bütçe üzerinde muazzam bir yük oluşturacak. ABD'de 18 yaş ve üzeri yaklaşık 260 milyon kişi bulunuyor. Kişi başı 5.000 dolar, toplamda 1,3 trilyon dolarlık bir maliyete işaret ediyor. Bu rakam, ABD'nin 2022 mali yılı federal bütçesinin yaklaşık %20'sine denk geliyor.
Trump, ödemeyi "temettü" olarak adlandırarak, bunun bir vergi iadesi veya doğrudan teşvik ödemesinden farklı olduğunu ima etti. Ancak federal hükümetin vatandaşlara "temettü" dağıtması, mevcut yasal çerçevede alışılmadık bir uygulama. Uzmanlar, bunun yeni bir yasa gerektireceğini ve Kongre onayı olmadan hayata geçirilemeyeceğini belirtiyor.
Trump'ın önerisi, Kovid-19 salgını sırasında uygulanan doğrudan teşvik ödemelerini anımsatıyor. 2020 ve 2021'de çıkarılan yasalarla milyonlarca Amerikalıya toplamda 3.200 dolara kadar doğrudan ödeme yapılmıştı. Ancak o dönemde bu ödemeler, salgının ekonomik şokunu hafifletmek için acil önlem olarak sunulmuştu. Trump'ın şimdiki önerisi ise bir seçim vaadi olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu tür popülist ekonomik vaatler, küresel piyasalar ve diğer ekonomiler üzerinde dolaylı etkilere sahip olabilir. Eğer böyle bir ödeme gerçekleşirse, ABD'de tüketici harcamaları kısa vadede artabilir, bu da enflasyonu daha da yükseltebilir. Federal Rezerv'in faiz politikası üzerinde ek baskı oluşabilir. Ayrıca, benzer vaatlerin diğer ülkelerdeki siyasetçiler tarafından da dile getirilmesi, küresel ölçekte mali disiplin tartışmalarını alevlendirebilir.
ABD ara seçimleri, sadece Kongre'nin kontrolünü belirlemekle kalmıyor; aynı zamanda Başkan Joe Biden'ın yasama gündemini de etkiliyor. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato'yu kazanması halinde, Biden'ın ekonomik ve sosyal politikaları Kongre'de büyük engellerle karşılaşacak. Trump'ın vaadi, seçmen tabanını harekete geçirmeyi amaçlasa da, bağımsız seçmenler üzerindeki etkisi belirsiz.
Öte yandan, Trump'ın 2024 başkanlık seçimleri için yeniden aday olma sinyali verdiği bir dönemde bu açıklama, onun popülist ekonomik çizgisini sürdürdüğünü gösteriyor. Ancak parti içinde de bazı Cumhuriyetçiler, bu tür yüksek maliyetli vaatlerin parti imajına zarar verebileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçim vaatleri doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel ekonomi ve jeopolitik dengeler üzerinden dolaylı sonuçlar doğurabilir. ABD'de genişletici maliye politikaları ve olası enflasyon artışı, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin baskı altında kalmasına yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin ihracatını ve dış borçlanma maliyetlerini etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin iç politikasına odaklanması, Türkiye ile ilişkilerde stratejik konuların (Suriye, savunma alımları, yaptırımlar) ötelenmesine neden olabilir. Türkiye, ABD seçim sonuçlarını yakından takip ederek olası politika değişikliklerine hazırlıklı olmalı.