ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC) ara seçim konvansiyonunun ilk gecesinde yaptığı konuşmada, Cumhuriyetçileri Kasım ayındaki ara seçimlerde kendisi oylamada yokmuş gibi davranmaya çağırdı. Trump, partisinin Temsilciler Meclisi ve Senato'daki çoğunluğunu koruması halinde her yetişkin ABD vatandaşına 5.000 dolar vereceği sözünü yineledi. "Sizden beni oylamada varmış gibi varsaymanızı istiyorum" diyen Trump, konuşmasının devamında ekonomik vaatlerini sıraladı.
Ara Seçim Konvansiyonunun Arka Planı
Cumhuriyetçi Ulusal Komite'nin ara seçim konvansiyonu, partinin Kasım seçimleri öncesi stratejisini belirlemek üzere düzenlenen ve önde gelen parti isimlerinin katıldığı bir etkinlik. Trump'ın konvansiyonun açılış gecesinde yaptığı konuşma, başkanın ara seçim kampanyasına ne kadar yoğun müdahil olacağının işareti olarak değerlendiriliyor.
Başkan, konuşmasında Demokratları ekonomi politikaları ve göçmenlik konularında eleştirirken, Cumhuriyetçi adaylara destek vermek için ülke çapında mitingler düzenleyeceğini belirtti. Trump'ın "beni oylamada varsayın" ifadesi, anayasaya göre iki dönem sınırına tabi olan bir başkanın seçmenlere dolaylı mesajı olarak yorumlandı. 2020 başkanlık seçimlerini kaybetmesine rağmen seçim sonuçlarını kabul etmeyen Trump, bu söylemiyle tabanını harekete geçirmeyi hedefliyor.
Trump, Kongre'nin her iki kanadında da çoğunluğu elde etmeleri halinde hazırlayacağı yasa tasarısıyla her yetişkin vatandaşa 5.000 dolar dağıtacağını ifade etti. Bu vaat, enflasyon ve ekonomik belirsizlik döneminde seçmenin ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Ekonomistler, böyle bir teşvik paketinin federal bütçe açığını artırabileceği ve enflasyonu körükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Trump ayrıca enerji bağımsızlığı, sınır güvenliği ve suçla mücadele konularındaki politikalarını öne çıkardı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Kongre'nin kontrolü, dış politika, savunma harcamaları ve ticaret anlaşmaları üzerinde belirleyici rol oynuyor. Cumhuriyetçilerin her iki kanatta çoğunluğu kazanması halinde Trump'ın korumacı ticaret politikaları ve NATO'ya yönelik eleştirel tutumu yeniden güç kazanabilir. Demokratların Kongre'yi ele geçirmesi durumunda ise başkanın yasama gündemi tıkanabilir ve Ukrayna, Tayvan gibi konularda dış yardım paketleri zorlaşabilir.
Avrupa başkentleri ve Asya-Pasifik ülkeleri, ABD'nin uluslararası taahhütlerindeki sürekliliği yakından izliyor. Trump'ın "önce Amerika" söylemi, müttefikler arasında güvenlik garantileri konusunda endişe yaratmaya devam ediyor. Ara seçim sonuçları, 2024 başkanlık seçimleri öncesi ABD'nin küresel liderlik pozisyonunu da etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkileri açısından doğrudan belirleyici olmasa da Kongre'nin yapısı ikili ilişkilerdeki kritik dosyaları etkiliyor. F-16 satışı, PKK/YPG'ye verilen destek, S-400 yaptırımları ve Halkbank davası gibi konular Kongre'den geçecek kararlara bağlı. Cumhuriyetçilerin Kongre'de güçlenmesi, Trump döneminde şahsi diplomasiyle ilerletilen Türkiye-ABD ilişkilerinde benzer bir ivme yaratabilir. Ancak Kongre'deki Türkiye karşıtı lobilerin etkisi her iki partide de sürüyor. Seçim sonuçları, Türkiye'nin Suriye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güvenlik hesaplarını da etkileyecek.