Donald Trump yönetimi, ABD vatandaşlarıyla evli olup yeşil kart başvurusunda bulunan yabancı eşlere yönelik denetimleri önemli ölçüde sıkılaştırdı. Göçmenlik uzmanlarına göre, özellikle son bir yılda artan mülakat talepleri ve belge kontrolleri, aile birleşimi başvurularında gecikmelere ve reddedilme oranlarının yükselmesine yol açtı. Bu durum, binlerce çiftin belirsizlik içinde beklemesine neden oluyor. Uzmanlar, yeni uygulamaların özellikle Müslüman ülkelerden gelen başvurucuları hedef aldığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri (USCIS) verilerine göre, 2017-2020 döneminde yeşil kart başvurularının reddedilme oranı %10'dan %25'e yükseldi. Uzmanlar, bu artışın temel nedenini Trump'ın 2017'de imzaladığı 'Amerikalıları Koru ve Göçü Kısıtla' başlıklı idari kararnameye bağlıyor. Kararname, göçmenlik memurlarına başvuruları reddetme konusunda daha geniş takdir yetkisi tanıyor. Ayrıca, başvurucuların mülakatlarda sosyal medya hesaplarını incelemeye açması ve daha ayrıntılı mali belgeler sunması isteniyor.
Özellikle Orta Doğu ve Güney Asya ülkelerinden gelen başvurucuların hedef alındığı belirtiliyor. American Immigration Council'a göre, 2019'da ABD vatandaşlarının eşlerine yapılan yeşil kart başvurularının %40'ı ek incelemeye tabi tutuldu; bu oran önceki yıllarda %15 civarındaydı. Uygulama, 'yeşil kart evliliği' (sahte evlilik) iddialarını araştırmak için başlatıldığını savunan yönetim, ancak eleştirmenler bunun aile birleşimini baltaladığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu politika değişikliği, ABD'nin göçmenlik sisteminde köklü bir dönüşüme işaret ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ABD dünyada en fazla göçmen alan ülke olmaya devam ederken, Trump yönetiminin uygulamaları ABD'nin 'göçmen dostu' imajını zedeliyor. Avrupa Birliği ve Kanada gibi rakip destinasyonlar, daha esnek aile birleşimi politikalarıyla ABD'ye yönelen göçmenleri çekmeye çalışıyor. Özellikle Kanada, 2020'de aile birleşimi başvurularını hızlandırmak için yeni bir program başlattı. Uzmanlar, bu durumun küresel yetenek akışını yeniden şekillendirebileceğini ve ABD'nin uzun vadede beyin göçü kaybı yaşayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'ye en çok göçmen gönderen ülkeler listesinde ilk 20'de yer alıyor. Trump dönemindeki sıkı denetimler, Türk asıllı ABD vatandaşlarının eşlerinin yeşil kart süreçlerini de olumsuz etkiledi. Türkiye-ABD ilişkilerinde göçmenlik konusu genellikle gündeme gelmezken, bu uygulama özellikle çifte vatandaşlık ve aile birleşimi planlayan Türk vatandaşlarını doğrudan ilgilendiriyor. Ayrıca, ABD'nin bu politikalarının NATO müttefiki Türkiye ile ilişkilerine yansıması sınırlı olsa da, Türk kamuoyunda ABD'nin 'Müslüman karşıtı' olarak algılanmasına katkıda bulunabilir. Küresel bağlamda ise, ABD'nin göçmenlik politikalarındaki bu sert dönüş, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerin beyin göçü riskini artırabilir.