ABD Başkanı Donald Trump, 2026 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak ülke olarak katı kurallar uygulayacaklarını duyurdu. Beyaz Saray’da düzenlenen toplantıda konuşan Trump, güvenlik ve vize politikalarının sıkı tutulacağını, ülkeye giriş yapacak tüm ziyaretçilere kapsamlı kontroller uygulanacağını belirtti. Trump’ın bu açıklamaları, özellikle ABD ile vize sorunları yaşayan ülkelerin futbol takımları ve taraftarları arasında tedirginlik yarattı.
Gelişmenin arka planı
2026 FIFA Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenecek. Turnuvanın en büyük kısmı ABD’de oynanacak. Ancak Trump yönetiminin göçmenlik ve güvenlik politikaları, turnuvanın uluslararası katılımını etkileyebilir. Trump, özellikle Müslüman ülkelerden gelen ziyaretçilere yönelik kısıtlamaları yeniden gündeme getirebileceğinin sinyalini verdi. Bu durum, FIFA’nın turnuvanın evrensel erişim ilkesiyle çelişiyor.
Trump, 2017’de yürürlüğe koyduğu ve içinde İran, Libya, Somali, Sudan, Suriye, Yemen gibi ülkelerin bulunduğu “Müslüman yasağı”nı anımsatarak, “Ülkemize kimin gireceğine biz karar veririz” dedi. Bu açıklamalar, turnuvaya katılması muhtemel bazı takımların taraftarlarının vize alamayabileceği endişesini doğurdu.
Bölgesel veya küresel boyut
2026 Dünya Kupası, 48 takımın katılımıyla tarihin en geniş katılımlı turnuvası olacak. Turnuva sırasında milyonlarca taraftarın ABD’ye giriş yapması bekleniyor. Trump’ın sıkı güvenlik politikaları, özellikle Afrika ve Orta Doğu’dan gelen taraftarların turnuvaya erişimini kısıtlayabilir. Bu durum, turnuvanın “herkes için futbol” sloganına gölge düşürebilir.
FIFA yetkilileri, ABD’nin vize politikalarının turnuvanın başarısı için kritik olduğunu belirtiyor. Turnuvanın organizasyon komitesi, tüm katılımcı ülkelerin vatandaşlarının kolayca seyahat edebilmesi için ABD hükümetiyle görüşmeler yapıyor. Ancak Trump’ın sert tutumu, bu müzakereleri zora sokabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
2026 Dünya Kupası’nın ev sahibi politikaları, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde yeni bir gerilim noktası oluşturabilir. Trump yönetiminin olası vize kısıtlamaları, Türk taraftarların turnuvaya katılımını engelleyebilir. Ayrıca Türkiye’nin turnuvaya katılma ihtimali olan takımlar arasında yer alması, bu politikaların doğrudan etkisini artıracaktır. Bölgesel olarak, ABD’nin katı tutumu, İran ve Suriye gibi Türkiye’nin komşu ülkeleri üzerinden de bölgesel istikrarsızlığa katkıda bulunabilir. Türk dış politikası, bu süreçte uluslararası spor etkinliklerine katılımın kolaylaştırılması için diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.