Washington - Eski ABD Başkanı Donald Trump, başkanlığı döneminde ve sonrasında donanma üzerindeki etkisini sürdürerek, zırhlı gemilerden mancınıklara kadar uzanan tartışmalı fikirlerle savunma kurumunu meşgul ediyor. Trump'ın bu takıntıları, ABD donanmasının modernizasyon çabalarını ve ekonomik kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, bu müdahalelerin maliyetli sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Tarihi Gemiler ve Modern İhtiyaçlar Arasında Sıkışan Donanma
Trump'ın donanmaya olan ilgisi yeni değil. Başkanlığı sırasında, Iowa sınıfı zırhlı gemilerin yeniden hizmete alınmasını önererek askeri uzmanları şaşırtmıştı. Bu gemiler, II. Dünya Savaşı ve Körfez Savaşı'nda kullanılmış olsa da, günümüzün ağ merkezli savaş ortamında etkisiz kalacakları düşünülüyor. Trump, 2016 seçim kampanyasında "zırhlı gemilerin ihtişamını geri getireceğiz" vaadinde bulunmuş, ancak donanma yetkilileri bu gemilerin bakım ve modernizasyon maliyetlerinin yeni nesil destroyer ve denizaltılardan daha yüksek olacağını belirtmişti.
Daha da ilginç olanı, Trump'ın mancınık gibi antik silahlara olan merakı. 2020'de bir toplantıda, donanma yetkililerine "Neden mancınık kullanmıyoruz?" diye sorduğu iddia edildi. Bu tür öneriler, askeri stratejistler tarafından ciddiye alınmasa da, Trump'ın savunma politikalarına müdahale tarzını gözler önüne seriyor. Aslında Trump, sadece tarihi silahlarla değil, aynı zamanda uçak gemisi sayısını artırma, elektromanyetik uçak fırlatma sistemi (EMALS) gibi pahalı projeleri iptal etme gibi konularda da tartışmalara yol açtı. Örneğin, 2019'da USS Gerald R. Ford uçak gemisindeki EMALS sistemini eleştirerek, "bu sistem çalışmıyor, buharlı mancınıklara dönelim" demişti. Oysa EMALS, daha verimli ve daha az bakım gerektiren bir teknoloji olarak kabul ediliyor.
Trump'ın bu tutumu, donanmanın modernizasyon programlarını sekteye uğrattı. Savunma Bakanlığı yetkilileri, sürekli değişen öncelikler nedeniyle kaynakların verimli kullanılamadığını belirtiyor. Örneğin, zırhlı gemilerin yeniden aktif hale getirilmesi için yapılan fizibilite çalışmaları milyonlarca dolar harcandı, ancak sonuçta bu gemiler hizmete alınmadı. Benzer şekilde, EMALS sisteminin iptali ve buharlı mancınıklara dönüş önerisi, uçak gemisi inşa programında gecikmelere ve ek maliyetlere yol açtı. Donanma, halihazırda Çin'in hızla büyüyen deniz gücüne karşı koymak için yeni gemilere ve teknolojilere yatırım yapmak zorunda. Ancak Trump'ın müdahaleleri, bu çabaları baltalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD Deniz Üstünlüğü Tehlikede
ABD donanması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini sağlamak ve müttefiklerini korumak için kritik bir role sahip. Trump'ın tartışmalı politikaları, ABD'nin deniz üstünlüğünü sorgulatıyor. Çin, son yıllarda hızla modern destroyerler, uçak gemileri ve denizaltılar inşa ederek ABD'nin Pasifik'teki hakimiyetine meydan okuyor. Rusya ise Kuzey Atlantik ve Akdeniz'de varlığını artırıyor. Bu ortamda, ABD donanmasının teknolojik ve sayısal üstünlüğünü koruması gerekiyor. Ancak Trump'ın zırhlı gemi ve mancınık gibi fikirleri, donanmanın kaynaklarını yanlış yönlendirerek bu üstünlüğü zayıflatabilir.
Ekonomik açıdan da tablo iç açıcı değil. ABD savunma bütçesi zaten yüksek ve her yıl artıyor. Donanma, yeni uçak gemileri, destroyerler ve denizaltılar için milyarlarca dolar harcıyor. Trump'ın önerileri, bu bütçeyi daha da şişirebilir. Örneğin, zırhlı gemilerin yeniden hizmete alınması, her bir gemi için yaklaşık 1-2 milyar dolar arası bir maliyet anlamına geliyor. Ayrıca, bu gemilerin mürettebatı ve bakımı da önemli bir yük getiriyor. Öte yandan, EMALS sisteminin iptali ve buharlı mancınıklara dönüş, uçak gemisi inşa sürecinde milyarlarca dolarlık ek maliyet ve gecikme yaratabilir. Tüm bunlar, ABD ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yapabilir ve diğer savunma programlarından kaynak çalınmasına neden olabilir.
Trump'ın bu tavrı, müttefikler arasında da endişe yaratıyor. NATO üyeleri, ABD'nin deniz gücüne güveniyor. Ancak Trump'ın tutumu, ABD'nin taahhütlerini sorgulatıyor. Özellikle Pasifik'te Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi müttefikler, Çin'e karşı ABD'nin deniz üstünlüğüne bel bağlamış durumda. Trump'ın tartışmalı kararları, bu ülkelerde güven kaybına yol açabilir ve onları kendi savunma kapasitelerini artırmaya yöneltebilir. Bu da küresel istikrarsızlığı artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD donanmasındaki bu tartışmalı gelişmeler, Türkiye'yi dolaylı da olsa etkileyebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile savunma işbirliği içinde ve deniz güvenliği konusunda ortak tatbikatlar yapıyor. ABD'nin deniz üstünlüğündeki olası bir zayıflama, NATO'nun güney kanadında ve Akdeniz'de güç dengesini etkileyebilir. Özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye, ABD'nin tutumunu yakından izliyor. Ayrıca, Türkiye kendi donanma modernizasyonunu sürdürürken, ABD'nin teknolojik tercihleri küresel savunma sanayii üzerinde belirleyici olabilir. Trump'ın hatalı önerileri, Türkiye'nin savunma alımlarında çeşitlendirmeye gitmesini ve yerli üretimi artırmasını teşvik edebilir. Sonuç olarak, ABD'deki bu iç tartışmalar, Türkiye'nin savunma stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir.