ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerinin Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik dijital hizmet vergilerini (DST) hedef alarak, bu ülkelere karşı ek gümrük vergileri uygulama tehdidinde bulundu. Trump, daha önce de bu tür vergilerin ABD merkezli şirketlere karşı ayrımcı olduğunu savunmuştu. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, başkanın Ticaret Temsilciliği’ne (USTR) bu konuda harekete geçme talimatı verdiği bildirildi. Bu gelişme, ABD ile Avrupa Birliği arasında zaten gergin olan ticari ilişkilerde yeni bir krize işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Dijital Hizmet Vergisi Nedir?
Dijital hizmet vergisi, başta Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık olmak üzere birçok Avrupa ülkesi tarafından uygulanan, büyük teknoloji şirketlerinin (Google, Apple, Facebook, Amazon gibi) dijital reklam, veri satışı ve aracılık hizmetlerinden elde ettiği gelirler üzerinden alınan bir vergidir. AB ülkeleri, bu şirketlerin fiziksel varlıklarının bulunduğu ülkelerde elde ettikleri kârları düşük vergi oranlarıyla beyan ettiğini ve bu nedenle adil bir vergilendirme yapılamadığını iddia ediyor. OECD bünyesinde küresel bir çözüm arayışları sürerken, birçok Avrupa ülkesi tek taraflı olarak DST uygulamaya başladı.
ABD yönetimi ise bu vergilerin Amerikan şirketlerini hedef aldığını ve uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğunu savunuyor. Trump, 2019 yılında Fransa’nın dijital hizmet vergisine misilleme olarak Fransız şaraplarına ek vergi getirme tehdidinde bulunmuş, ancak iki taraf geçici bir ateşkes üzerinde anlaşmıştı. Şimdi ise benzer bir gerilim daha geniş bir yelpazede yeniden alevleniyor. USTR’nin soruşturma başlattığı ülkeler arasında Avusturya, Çekya, İtalya, İspanya, Türkiye ve Birleşik Krallık da bulunuyor. Bu ülkelerin uygulamalarının ABD’li şirketlere karşı ayrımcı olduğu ve ticaret anlaşmalarını ihlal ettiği iddia ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Transatlantik Ticaret Savaşının Yeni Cephesi
Trump’ın bu tehdidi, ABD ile AB arasında halihazırda çelik ve alüminyum tarifeleri, uçak sübvansiyonları (Boeing-Airbus davası) ve İran yaptırımları gibi konularda devam eden ticari anlaşmazlıkların üzerine geliyor. Dijital hizmet vergisi, Avrupa’nın dijital ekonomide daha fazla vergi geliri elde etme çabası olarak görülürken, ABD ise kendi teknoloji devlerini koruma refleksiyle hareket ediyor. Analistler, bu hamlenin küresel ticaret savaşlarını daha da tırmandırabileceği ve OECD’nin dijital vergilendirme konusunda var olan müzakerelerini zora sokabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği, Trump’ın tehdidine karşı ortak bir pozisyon almaya çalışıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin bu tür tek taraflı önlemlere karşılık vermekten çekinmeyeceğini belirtti. Ancak AB üyesi ülkeler arasında bu konuda tam bir birlik sağlanmış değil; bazı ülkeler ABD ile ticari bağlarının zarar görmesinden endişe ediyor. Öte yandan, Birleşik Krallık Brexit sonrası bağımsız ticaret politikası izlerken, ABD’nin en büyük hedeflerinden biri haline gelmiş durumda. İngiltere, kendi dijital hizmet vergisini uygulamaya koyarken, ABD’li şirketler bu verginin özellikle kendilerini hedef aldığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de USTR’nin inceleme listesinde yer alan ülkelerden biri. Türkiye’nin 2020 yılında yürürlüğe koyduğu dijital hizmet vergisi, küresel teknoloji şirketlerinin Türkiye’deki faaliyetlerinden elde ettiği gelirleri vergilendirmeyi amaçlıyor. ABD’nin olası misillemesi, Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir; özellikle tekstil, otomotiv ve tarım ürünleri gibi sektörlerde ek gümrük vergileri gündeme gelebilir. Bu durum, Türkiye’nin ABD ile ticaret hacmini daraltabilir ve cari açık üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde benzer vergilendirme politikaları izlemesi, ABD ile ilişkilerde ek bir gerilim unsuru olabilir. Ancak Türkiye, dijital vergi uygulamasında Avrupa ülkeleriyle uyumlu hareket ederek, küresel bir vergi düzenlemesi müzakerelerinde kendi çıkarlarını korumaya çalışacaktır.