Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın üst düzey danışmanları, İran'la yaşanan gerilimin Trump'ın görev süresi boyunca devam edebileceği konusunda uyardı. Bu değerlendirme, ABD-İran ilişkilerinde uzun süreli bir çatışma riskine işaret ediyor. Haber, Middle East Eye'ın canlı blog güncellemesinde yer aldı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump yönetiminin 2018'de İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve ardından uygulanan sert yaptırımlarla giderek arttı. 2020 başlarında İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta bir ABD hava saldırısıyla öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. İran misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine füze saldırıları düzenledi.
WSJ'ye konuşan danışmanlar, İran'ın bölgedeki vekil güçler üzerinden ABD çıkarlarına yönelik tehditlerini sürdüreceğini ve bunun Trump'ın muhtemel ikinci döneminde de devam edeceğini belirtiyor. Bu durum, ABD'nin Ortadoğu'da uzun soluklu bir askeri ve istihbari angajman içinde kalacağı anlamına geliyor.
Uzmanlar, İran'ın nükleer programını hızlandırma ihtimalinin de masada olduğunu vurguluyor. Tahran yönetimi, ABD'nin yaptırımlarına rağmen uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürüyor. Bu da bölgesel bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-ABD gerilimi, sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu etkiliyor. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefikleri, İran'ın nükleer kapasitesinden endişe duyuyor. Öte yandan Rusya ve Çin, İran'la ekonomik ve askeri işbirliğini derinleştirerek ABD'nin yaptırımlarını delmeye çalışıyor.
Irak ve Suriye'deki istikrarsızlık, İran yanlısı milislerin varlığı ve Husi isyancıların Kızıldeniz'deki saldırıları, çatışmanın vekalet savaşlarına dönüşebileceğini gösteriyor. Bu durum, küresel enerji arz güvenliğini tehdit ediyor; Basra Körfezi'nden geçen petrol tankerleri için risk oluşturuyor.
Trump'ın danışmanlarının uyarısı, ABD'nin İran politikasında askeri çözüm seçeneğini canlı tuttuğunu gösteriyor. Ancak uzun süreli bir çatışma, ABD'nin kaynaklarını tüketebilir ve iç kamuoyunda tepki çekebilir. Ayrıca, 2024 seçimleri sonrası olası bir Biden yönetiminde İran'la yeniden diplomasi masaya yatırılabilir; fakat danışmanların senaryosu, Trump'ın tekrar seçilmesi durumunda çatışmanın süreceğine odaklanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen bir aktör olması nedeniyle bu gelişmelerden yakından etkileniyor. Uzun süreli bir ABD-İran çatışması, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ticaret yollarını riske atabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer faaliyetlerinin hızlanması, Türkiye'nin güvenlik hesaplamalarını değiştirebilir. Türkiye, hem ABD müttefiki hem de İran'la ekonomik bağları olan bir ülke olarak denge politikası izlemek zorunda kalabilir. Bölgede artan gerilim, Türkiye'nin terörle mücadelesini ve Suriye-Irak'taki askeri varlığını da etkileyebilir.