Donald Trump yönetiminin, ABD'nin el koyduğu Bitcoin varlıklarını yönetmek üzere oluşturmayı planladığı Stratejik Bitcoin Rezervi, federal bürokrasideki yetki çatışmaları nedeniyle beklenmedik engellerle karşılaştı. Hazine Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında rezervin kontrolü ve yasal dayanağı konusunda yaşanan anlaşmazlık, kripto para piyasalarında dalgalanmalara yol açarken, planın uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Bakanlıklar Arası Yetki Çatışması
Şubat 2025'te imzalanan bir başkanlık emriyle duyurulan Stratejik Bitcoin Rezervi, kolluk kuvvetleri tarafından el konulan yaklaşık 200 bin Bitcoin'in tek bir hazinede toplanmasını öngörüyor. Ancak Hazine Bakanlığı, rezervin ekonomik politika aracı olarak kullanılması gerektiğini savunurken, Adalet Bakanlığı el koyma ve varlık yönetimi yetkisinin kendisinde olduğunu ileri sürüyor. Bu çatışma, rezervin hangi departman tarafından denetleneceği sorusunu yanıtsız bırakıyor. Üstelik her iki bakanlık da kendi yasal dayanaklarına atıfta bulunarak, diğerinin iddialarını geçersiz kılmaya çalışıyor. Hazine, 31 USC § 9703 kapsamında elden çıkarılmayan varlıkları yönetme yetkisine sahip olduğunu belirtirken, Adalet Bakanlığı 21 USC § 881 hükümleri uyarınca el koyma sürecinin kendi kontrolünde olduğunu vurguluyor. Bu hukuki belirsizlik, Beyaz Saray'ın da dahil olduğu üst düzey toplantılara konu olurken, çözüm için Kongre'nin yeni bir yasa çıkarması gündemde.
Küresel Kripto Piyasasına Etkisi
Bu anlaşmazlık, sadece ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel kripto para piyasalarını da etkiliyor. Planın ilk duyulduğu Ocak 2025'te Bitcoin fiyatı 109 bin dolara kadar yükselirken, yaşanan belirsizliklerle birlikte mart ortasında 82 bin dolara geriledi. Uzmanlar, ABD'nin bu rezervle dünyanın en büyük devlet Bitcoin sahibi haline geleceğini ve bunun diğer ülkeler için de emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. El Salvador ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeler benzer adımlar atmış olsa da, ABD'nin hamlesi küresel finans sisteminde köklü bir değişiklik yaratma potansiyeli taşıyor. Çin ve Rusya gibi rakiplerin, bu gelişmeyi doların hakimiyetine yönelik bir tehdit olarak gördüğü ve kendi alternatif dijital varlık planlarını hızlandırdığı yorumları yapılıyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, rezervin para politikası üzerindeki olası etkilerine dikkat çekerek, Bitcoin'in stratejik bir rezerv varlığı olarak kullanılmasının geleneksel finansal istikrar anlayışını zorlayacağını ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin kripto para regülasyonları ve dijital varlık stratejileri açısından önem taşıyor. Türkiye, kripto para işlem hacminde dünyada ilk sıralarda yer alırken, henüz kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturamadı. ABD'nin Bitcoin rezervi konusundaki hukuki tartışmaları, Türk yetkililere dijital varlıkların yönetiminde hangi kurumun yetkili olması gerektiği konusunda önemli bir ders niteliğinde. Ayrıca, küresel piyasalardaki dalgalanma, Türk yatırımcıları doğrudan etkilerken, Merkez Bankası'nın dijital para çalışmalarına da ivme kazandırabilir.