ABD'de Başkan Donald Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte, selefi Joe Biden'ın silah kaçakçılığına yönelik başlattığı kapsamlı operasyonlar durduruldu. ProPublica'nın ortaya çıkardığı belgelere göre, Trump yönetimi silah kaçakçılığıyla mücadele birimlerini lağvetti, personel sayısını azalttı ve Meksika sınırındaki silah akışını izleyen programları sonlandırdı. Bu gelişme, hem ABD içinde hem de komşu ülkelerde güvenlik endişelerini artırırken, uyuşturucu kartellerinin ve suç örgütlerinin elini güçlendirdiği belirtiliyor.
Biden döneminde başlatılan operasyonlar
Joe Biden yönetimi, 2021 yılında silah kaçakçılığıyla mücadele etmek üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde özel bir birim kurmuştu. Bu birim, özellikle Meksika ve Orta Amerika'ya yasa dışı yollarla gönderilen silahların izini sürmeyi hedefliyordu. Biden'ın 'Güvenli Sokaklar' programı kapsamında, federal ajanlar sınır eyaletlerindeki silah kaçakçılığı ağlarına yönelik operasyonlar düzenlemişti. ProPublica'nın ulaştığı iç yazışmalara göre, bu operasyonlar sonucunda 2022 ve 2023 yıllarında 2,000'den fazla şüpheli tutuklanmış ve 5,000'e yakın silah ele geçirilmişti. Ancak Trump'ın Ocak 2025'te göreve başlamasının ardından, bu birim dağıtıldı ve operasyonlar durduruldu.
Trump yönetiminin bu kararı, silah lobisinin ve Cumhuriyetçi Parti'deki muhafazakar kanadın talepleri doğrultusunda alındı. Zira Trump, seçim kampanyası boyunca 'silahlı vatandaşların haklarını kısıtlayan' düzenlemeleri kaldıracağını vaat etmişti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'Biden'ın başarısız politikaları sona ermiştir' denilirken, silah kaçakçılığıyla mücadelenin eyaletlerin sorumluluğunda olduğu ifade edildi. Ancak eleştirmenler, bu hamlenin ABD'deki silah şiddetini artıracağı ve sınır ötesi suç örgütlerini cesaretlendireceği uyarısında bulunuyor.
Küresel boyut ve bölgesel etkiler
ABD'den başta Meksika olmak üzere Latin Amerika ülkelerine yılda yarım milyondan fazla silahın kaçak yollarla girdiği tahmin ediliyor. Biden döneminde başlatılan operasyonlar, bu akışı önemli ölçüde azaltmıştı. Ancak Trump'ın politikadaki bu ani dönüşü, Meksika'da faaliyet gösteren uyuşturucu kartelleri ve silahlı gruplar için yeni bir fırsat penceresi açtı. Meksika Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'ABD'nin bu kararı, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğini zedelemektedir' dedi. Öte yandan, Orta Amerika ülkeleri de artan silah akışının bölgedeki şiddet olaylarını tetikleyeceğinden endişe ediyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu hamlesinin aslında daha geniş bir güvenlik stratejisinin parçası olduğunu belirtiyor. Zira Trump yönetimi, sınır güvenliğini artırma adına silah kaçakçılığından ziyade göçmen kaçakçılığına odaklanmayı tercih ediyor. Ancak bu yaklaşım, silah kaçakçılığının göz ardı edilmesine yol açarken, bölgedeki şiddet sarmalını derinleştirme riski taşıyor. ABD'deki silah kontrolü savunucuları, Kongre'de konunun yeniden gündeme gelmesi için çaba sarf ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu olan uluslararası silah kaçakçılığıyla mücadeleyi doğrudan etkilemektedir. ABD'nin bu politikayı terk etmesi, küresel silah akışını kontrol altına alma çabalarını zayıflatabilir. Türkiye, özellikle Ortadoğu ve Kafkasya'da yasa dışı silah ticaretiyle mücadele ederken, ABD'nin bu alandaki rolünün azalması, bölgesel güvenlik dengelerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin sınır komşularına yönelik silah akışının denetlenmesi konusunda ABD ile iş birliği yapması gerekebilir. Ancak mevcut yönetimle bu konuda ortak bir zemin bulunması zor görünmektedir.