ABD Kongresi, 4 Temmuz tatilinin ardından bu hafta Washington DC'de yeniden toplandı. Başkan Donald Trump'ın İran ile Mutabakat Zaptı'nı 'bitti' ilan etmesi ve iki ülke arasında karşılıklı saldırıların yaşanmasıyla, savaş beklentisi Kongre gündeminin merkezine oturdu. Demokratlar, Trump'ın İran'a yönelik artan düşmanlığını ve askeri harcamalarını sorgulayarak, Cumhuriyetçilerin sunduğu savunma bütçesini engellemeye hazırlanıyor.
Kongre'de Savaş ve Bütçe Tartışmaları
Tatil dönüşü Capitol Hill'deki atmosfer oldukça gergin. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Demokratların İran konusunda 'savaş yetkisinin kötüye kullanıldığını' düşündüğünü belirtti. Pelosi, Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının Kongre onayı olmadan yapıldığını ve bunun anayasal bir ihlal olduğunu vurguladı. Demokratlar, 2020 mali yılı savunma bütçesi görüşmelerinde, İran'a karşı askeri güç kullanımını kısıtlayan ek maddeler eklemeyi planlıyor. Bu maddeler arasında, İran'a yönelik herhangi bir saldırı için Kongre onayı zorunluluğu ve İran ile yeni diplomatik girişimler için fon ayrılması yer alıyor.
Trump yönetimi ise bu girişimleri 'tehlikeli' olarak nitelendiriyor ve ülkenin ulusal güvenliğini zafiyete uğratacağını savunuyor. Savunma Bakanı Mark Esper, Kongre'ye yazdığı mektupta, Demokratların kısıtlamalarının ABD'nin caydırıcılık kapasitesini zayıflatacağını ve İran'a yanlış sinyaller göndereceğini ifade etti. Cumhuriyetçiler ise bütçenin hızlıca geçirilmesi için çaba sarf ediyor, ancak Demokratların itirazları nedeniyle sürecin uzayabileceği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Petrol Fiyatları ve İttifaklar
İran-ABD gerilimi sadece Kongre'yi değil, küresel piyasaları da etkiliyor. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerginliklerle birlikte yükseliş trendine girdi. Analistler, olası bir askeri çatışmanın petrol arzını kesintiye uğratabileceği ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği ve diğer bölgesel aktörler, tarafları itidale çağırırken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri ABD'nin yanında yer alıyor. Rusya ve Çin ise İran'a diplomatik destek vererek, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını eleştiriyor. Bu karmaşık tablo, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel güç dengelerini doğrudan etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomi riskleri barındırıyor. Türkiye, İran ile sınır komşusu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu krizden en çok etkilenecek ülkelerden biri. Olası bir askeri çatışma, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratabilir ve mülteci akınını tetikleyebilir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını büyütebilir. Türkiye, hem ABD hem de İran ile diplomatik kanalları açık tutarak, bölgesel krizin yayılmasını engellemeye çalışıyor. Ancak ABD Kongresi'ndeki bu bütçe savaşının sonucu, Türkiye'nin hareket alanını da belirleyecek.