Donald Trump'ın süper gücü, ters Midas dokunuşu. Yani dokunduğu her şey altına değil, küle dönüşüyor. Bu sadece New York Knicks takımının sahibi olduğu dönemdeki başarısızlıklarla sınırlı değil; politika kararları ve iş girişimleri, ABD'nin Belçika'ya utanç verici bir Dünya Kupası maçında elenmesinden çok daha önce kendi kalesine atılmış goller olarak tarihe geçti. Holly Baxter'ın kaleme aldığı analiz, Trump'ın tüm girişimlerindeki ortak paydanın başarısızlık olduğunu gözler önüne seriyor.
Başarısızlıkların Sıradışı Öyküsü
Trump'ın Dünya Kupası serüveni, turnuvanın başlamasından kısa süre önce Katar ile olan anlaşmazlıklarla gündeme gelmişti. Ancak asıl yıkım, ABD milli takımının Belçika'ya 3-0 mağlup olmasıyla yaşandı. Trump'ın turnuva boyunca yaptığı açıklamalar, takımın moralini bozduğu gibi, uluslararası alanda ABD'nin imajını da zedeledi. Saha dışında ise, iş imparatorluğu Trump Organization'ın bir dizi skandal ve iflasla sarsıldığı görülüyor.
Trump'ın başarısızlık listesi uzayıp gidiyor: Atlantic City'deki kumarhanelerinin iflası, Trump Üniversitesi davası, hatta kendi adını taşıyan otellerin ve golf sahalarının birçoğunun zarar etmesi. Bu başarısızlıkların ortak noktası, Trump'ın her seferinde suçu başkalarına atması ve kendini kurtarmaya çalışması. Ancak rakamlar yalan söylemez: Trump'ın iş girişimlerindeki başarı oranı, ortalama bir iş insanının çok altında.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın başarısızlıkları sadece kendisini değil, etrafındaki herkesi etkiliyor. Dünya Kupası örneğinde, ABD'nin turnuvada başarısız olması, ülkenin prestijini düşürürken, Katar'la olan ilişkilerde de gerilime yol açtı. İş dünyasında ise Trump'ın markası artık bir başarısızlık sembolü haline geldi. "Trump" ismi birçok projeden çıkarılırken, bu durum ABD'deki gayrimenkul piyasasında da dalgalanmalara neden oldu.
Küresel boyutta ise Trump'ın başarısızlıkları, popülist liderlerin iş dünyasındaki deneyimsizliklerinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Trump'ın iş geçmişi, onun başkanlık dönemindeki politikalarının da habercisiydi: Ticaret savaşları, göçmen politikaları ve iklim anlaşmalarından çekilme gibi kararlar, ABD'nin uluslararası arenadaki gücünü zayıflattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın başarısızlıkları ve bunların yarattığı kaos, küresel güç dengelerini etkiliyor. ABD'nin prestij kaybı, uluslararası ilişkilerde belirsizlik yaratırken, Türkiye gibi ülkeler bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirebilir. Ancak Trump'ın başarısız politikalarının bir sonucu olarak ABD'nin Ortadoğu'da daha az etkin hale gelmesi, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde, Trump dönemindeki dalgalanmaların ardından Biden yönetimi ile daha öngörülebilir bir sürece girildiği görülüyor. Bununla birlikte, Trump'ın ticaret savaşları ve yaptırım politikalarının küresel ekonomi üzerindeki etkileri, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomileri de doğrudan etkiliyor.