ABD Başkanı Donald Trump, Suriye yönetimine yönelik yeni bir yaklaşım sinyali vererek, Şam yönetiminin terör listesinden çıkarılması seçeneğini değerlendirdiğini açıkladı. Trump, Suriye lideri Ahmed eş-Şara’yı ülkeyi “çok kısa bir sürede” birleştirmekle övdü ve bu gelişmenin Washington’un uzun süredir devam eden politikasında önemli bir kırılma noktası olabileceğine işaret etti.
Gelişmenin arka planı
Trump’ın bu çıkışı, Suriye’nin 2011’den bu yana süren iç savaşının ardından uluslararası toplum tarafından izole edildiği bir döneme denk geliyor. ABD, Beşşar Esad yönetimini 2011’de başlayan protestolara sert müdahalesi ve kimyasal silah kullanımı iddiaları nedeniyle terör listesinde tutuyordu. Ancak Trump, Şara’yı “istikrar sağlayıcı” bir figür olarak tanımlayarak, Suriye’nin yeniden inşası konusunda işbirliğine açık olduğunu belirtti. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “Başkan Trump, Suriye’nin terörle bağlantılı listelerden çıkarılmasının ülkenin yeniden yapılanmasına katkı sağlayacağını düşünüyor” ifadelerine yer verildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı bir rapora göre, Suriye’nin terör listesinden çıkarılması, Şam yönetimine uluslararası yardımların önünü açabilir ve yaptırımların kaldırılmasına zemin hazırlayabilir. Ancak bu adımın, özellikle Esad rejiminin savaş suçları işlediği gerekçesiyle bazı ABD’li senatörler ve insan hakları örgütleri tarafından sert bir şekilde eleştirilmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın bu hamlesi, Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Suriye’nin terör listesinden çıkarılması, Rusya ve İran’ın bölgedeki etkisini dengeleme açısından ABD için stratejik bir adım olarak görülüyor. Moskova, Şam yönetiminin meşruiyetini uzun süredir savunurken, Tahran da Esad’ın en önemli müttefiklerinden biri olmaya devam ediyor. Trump’ın Suriye’ye yönelik bu yumuşama sinyali, İsrail’in endişelerine yol açabilir; zira Tel Aviv, İran destekli milislerin Suriye topraklarındaki varlığından rahatsızlık duyuyor. Öte yandan, Avrupa Birliği yetkilileri, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması için öncelikle siyasi bir çözüm ve insani durumun iyileşmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgedeki diğer aktörler arasında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Esad yönetimini Arap Birliği’ne yeniden kabul etme yönünde adımlar atmıştı. Trump’ın bu açıklaması, Körfez ülkelerinin Şam’la ilişkilerini normalleştirme çabalarıyla da örtüşüyor. Ancak Katar ve Türkiye gibi ülkeler, Suriye’nin terör listesinden çıkarılması için Esad’ın siyasi reformları hayata geçirmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’nin terör listesinden çıkarılmasına temkinli yaklaşıyor; çünkü Ankara, PKK/YPG tehdidi keza Suriye’nin kuzeyindeki istikrar için Şam’la işbirliğini sürdürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İdlib ve Fırat’ın doğusundaki varlığı göz önüne alındığında, ABD’nin bu adımı bölgesel güvenlik dinamiklerini etkileyebilir. Trump’ın Şara’yı övmesi, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetiyle uyumlu olsa da, Türkiye’nin sınır güvenliği ve mülteci politikaları açısından yeni sonuçlar doğurabilir.