ABD Başkanı Donald Trump'ın Afrika danışmanı, Libya için hazırlanan birleşme planının rakip aileleri güçlendireceği yönündeki eleştirilere yanıt verdi. Ülke, rakip gruplar ve dış müdahaleler nedeniyle parçalanmış durumda. Söz konusu plan, Libya'da istikrarı sağlamayı amaçlıyor ancak ülke içinde ve uluslararası alanda tartışmalara yol açtı.
Planın Arka Planı ve Tartışmalar
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana derin bir istikrarsızlık içinde. Ülke, doğuda Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) ile batıda Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında bölünmüş durumda. Bu ayrılık, ülkenin zengin petrol kaynaklarının kontrolü ve siyasi meşruiyet mücadelesinden kaynaklanıyor.
ABD'nin Libya için hazırladığı birleşme planı, ülkedeki rakip siyasi ve askeri grupları tek bir çatı altında toplamayı hedefliyor. Ancak planın, Kaddafi döneminden kalma etkili aileleri ve yerel güç odaklarını daha da güçlendireceği endişesi dile getiriliyor. Trump'ın Afrika danışmanı, bu iddiaları reddederek planın tüm Libyalıları kapsayacak şekilde tasarlandığını savundu.
Libya'da barış çabaları, 2020'deki Berlin Konferansı ve ardından imzalanan ateşkes anlaşmasıyla hız kazanmıştı. Ancak siyasi süreç, özellikle 2021'de planlanan seçimlerin iptal edilmesiyle tıkandı. Ülkede halen iki ayrı hükümet ve paralel kurumlar bulunuyor. Birleşme planı, bu ikili yapıyı sona erdirmeyi amaçlıyor ancak uygulanabilirliği belirsiz.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Libya, Akdeniz'in güneyinde stratejik bir konumda yer alıyor ve enerji kaynakları açısından zengin. Ülkedeki istikrarsızlık, bölgesel güçlerin müdahalesini de beraberinde getirdi. Türkiye, Katar ve İtalya UMH'yi desteklerken; Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya LNA'ya destek veriyor. Bu dış müdahaleler, çatışmayı daha da derinleştiriyor.
ABD'nin Libya'ya yönelik tutumu, Trump yönetimi döneminde inişli çıkışlı oldu. Trump, 2019'da Hafter ile telefon görüşmesi yapmış ve LNA'nın terörle mücadelesini desteklediğini belirtmişti. Ancak daha sonra ABD, ateşkes ve siyasi çözüm çağrıları yaptı. Şimdi ise Trump'ın Afrika danışmanı, birleşme planının detaylarını savunuyor. Planın, Libya'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendireceği iddia ediliyor.
Birleşmiş Milletler, plana temkinli yaklaşıyor. BM Libya Özel Temsilcisi, tüm tarafların katılacağı kapsayıcı bir diyalog çağrısını yineledi. Avrupa Birliği de Libya'da istikrarın ancak Libyalıların öncülüğünde bir süreçle sağlanabileceğini vurguluyor. Rusya ve Mısır ise plana mesafeli. Özellikle Mısır, kendi sınır güvenliği ve Hafter ile olan ilişkileri nedeniyle planın bazı maddelerine karşı çıkabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni destekleyerek Akdeniz'deki çıkarlarını korumayı amaçlıyor. 2019'da imzalanan deniz yetki alanı mutabakatı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki haklarını güvence altına aldı. ABD'nin birleşme planı, eğer UMH'yi zayıflatırsa, Türkiye'nin bölgedeki kazanımlarını tehlikeye atabilir. Ayrıca Türkiye, Libya'da askeri varlık bulunduruyor ve Trablus hükümetine eğitim desteği sağlıyor. Planın, Türkiye'nin Libya politikasıyla uyumlu olup olmadığı belirsiz. Türkiye, Libya'da siyasi birliğin sağlanmasını desteklese de, Hafter'in güçlenmesine yol açacak bir plana sıcak bakmayabilir.