Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Yemen'deki Husi milislerinin Suudi Arabistan'ın Mekke kentine yönelik saldırılarını "kırmızı çizgi" olarak tanımladı ve uluslararası toplumu bu saldırılara karşı ortak tavır almaya çağırdı. Şerif, söz konusu saldırıların İslam dünyası için kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı (İİT) acil toplantıya çağırdı.
Husi saldırılarının arka planı
Yemen'deki Husi milisleri, son dönemde Suudi Arabistan'ın çeşitli kentlerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Suudi yetkililer, Mekke'ye yönelik bir saldırının engellendiğini ancak saldırının kutsal topraklara yönelik olduğunu belirterek uluslararası tepki gösterdi. Husi sözcüleri ise saldırıların Suudi liderliğindeki koalisyonun Yemen'e yönelik operasyonlarına yanıt olduğunu savunuyor.
Pakistan, Suudi Arabistan ile tarihsel ve stratejik ilişkilere sahip. İki ülke arasında savunma anlaşmaları bulunuyor ve Pakistan, Suudi Arabistan'ın güvenliğini kendi güvenliği kadar önemsiyor. Başbakan Şerif'in BM kürsüsünden yaptığı bu açıklama, İslam dünyasının en kalabalık ülkelerinden birinin kutsal değerlere yönelik saldırılara kayıtsız kalmayacağını gösteriyor.
BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Şerif, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı'nın derhal toplanarak ortak bir bildiri yayınlaması gerektiğini ifade etti. Pakistan'ın bu çağrısı, İslam ülkeleri arasında dayanışma mesajı olarak yorumlandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Husi saldırıları, Yemen iç savaşının bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini artırıyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen'de Husi hedeflerine yönelik operasyonlar düzenliyor. Ancak son saldırılar, çatışmanın Suudi topraklarına sıçradığını gösteriyor. Mekke'e yönelik bir saldırı, tüm İslam dünyasında infiale yol açabilecek sembolik bir eylem olarak değerlendiriliyor.
ABD ve Batılı ülkeler, Husi saldırılarını kınarken, İran'ın Husilere verdiği destek konusunda endişelerini dile getiriyor. Tahran yönetimi ise Husilerle doğrudan bağlantısı olduğunu reddediyor. BM Güvenlik Konseyi, konuyu görüşmek üzere toplanma kararı aldı. Uluslararası toplum, saldırıların durdurulması için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırıyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme sürecine girmiş durumda. Kutsal topraklara yönelik saldırılar, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir konu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte Yemen krizine çözüm için çeşitli girişimlerde bulunmuştu. Pakistan'ın bu çıkışı, İslam dünyasında ortak bir refleks oluşturma çabası olarak görülebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan Başbakanı'nın BM'deki açıklaması, İslam dünyasında kutsal değerlere yönelik saldırılara karşı ortak bir duruş sergilenmesi açısından önem taşıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini düzeltme sürecinde olup, bölgesel istikrarı önemsiyor. Mekke'e yönelik saldırılar, Türkiye'nin de tepki göstereceği bir konu. Ayrıca, Yemen'deki çatışmanın bölgesel yayılma riski, Türkiye'nin güvenlik ve enerji güvenliği açısından da yakından ilgilendiriyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında ortak bir bildiri yayınlanması için çaba gösterebilir.