ABD Başkanı Donald Trump, 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıl dönümünde Pentagon'da düzenlenen anma törenine katıldı. Törende, saldırılarda hayatını kaybeden 2.977 kişi anıldı. Trump, törende yaptığı konuşmada saldırıların ABD'yi derinden sarstığını ancak ülkenin birlik ve kararlılıkla ayağa kalktığını vurguladı.
11 Eylül saldırılarının arka planı ve Pentagon anması
11 Eylül 2001'de El Kaide tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kaçırılan dört yolcu uçağından ikisi New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, biri Washington'daki Pentagon'a, biri de Pennsylvania kırsalına düşürülmüştü. Saldırılarda 2.977 kişi hayatını kaybederken, Pentagon'da 184 kişi yaşamını yitirdi. ABD, saldırıların ardından Afganistan'a askeri müdahale başlatarak El Kaide'yi hedef aldı ve küresel terörle mücadele politikasını şekillendirdi.
25. yıl dönümü törenleri kapsamında Pentagon'da düzenlenen anma etkinliğine Başkan Trump'ın yanı sıra askeri yetkililer ve saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri katıldı. Törende dua edildi ve kurbanların isimleri okundu. Trump, konuşmasında "Bu ülke, teröre asla boyun eğmeyecek" ifadelerini kullandı. Ayrıca saldırılar sonrası yürütülen operasyonlarda görev alan asker ve istihbarat personelini de onurlandırdı.
Öte yandan, aynı gün New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu alanda ve Pennsylvania'daki Shanksville'de de anma törenleri düzenlendi. Başkan Yardımcısı Kamala Harris, New York'taki törene katıldı. 11 Eylül saldırıları, ABD'nin ulusal güvenlik politikalarını kökten değiştirerek Patriot Act gibi yasaların çıkarılmasına ve İç Güvenlik Bakanlığı'nın kurulmasına yol açtı.
Küresel ve bölgesel yansımalar
11 Eylül saldırıları, sadece ABD'yi değil tüm dünyayı etkileyen bir dönüm noktası oldu. ABD öncülüğünde başlatılan "terörle küresel savaş" çerçevesinde Afganistan ve Irak'a askeri müdahaleler düzenlendi. Bu süreç, Orta Doğu'da istikrarsızlığı artırdı ve birçok ülkenin güvenlik algısını değiştirdi. NATO, ilk kez 5. Madde'yi işleterek ABD'ye destek verdi ve ittifakın misyonu genişledi.
Yıllar içinde El Kaide lideri Usame bin Ladin'in 2011'de Pakistan'da öldürülmesi ve IŞİD'in ortaya çıkışı, terörle mücadelenin seyrini değiştirdi. 2021'de ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, bölgede yeni bir dengenin oluşmasına yol açtı. Bugün 11 Eylül, küresel terörle mücadele ve istihbarat iş birliğinin sembolü olarak anılmaya devam ediyor.
ABD'de her yıl düzenlenen anma törenleri, saldırıların ulusal hafızadaki yerini koruyor. Ancak son yıllarda yapılan anketler, özellikle genç nesillerin olayla ilgili bilgi düzeyinin azaldığını gösteriyor. Bu durum, 11 Eylül'ün eğitim müfredatındaki yerini ve toplumsal hafızadaki önemini tartışmaya açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül saldırıları sonrası ABD'nin terörle mücadele stratejisi, Türkiye'yi de yakından etkiledi. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifakın Afganistan'daki ISAF misyonuna katkı sağladı ve bölgesel güvenlikte kritik rol üstlendi. Ancak ABD'nin PKK/YPG ile iş birliği, Türkiye-ABD ilişkilerinde gerilim yarattı. Ayrıca 11 Eylül sonrası artan güvenlik endişeleri, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele politikalarını şekillendirdi. Bugün Suriye ve Irak'taki istikrarsızlık, 11 Eylül'ün dolaylı etkilerinin hâlâ sürdüğünü gösteriyor.