Eski ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerinin, Suudi Arabistan'ın 2001 saldırılarındaki iddia edilen rolüne ışık tutabilecek kayıtların gizliliğinin kaldırılması yönündeki taleplerini inceleyeceğini belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ailelerin çağrısına kayıtsız kalmayacağını ifade etti. Aileler, uzun süredir Suudi yetkililerin saldırılardaki olası bağlantılarını gösteren belgelerin açıklanması için baskı yapıyor.
Gelişmenin Arka Planı
11 Eylül 2001 saldırılarında kaçırılan dört uçakla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine, Washington'daki Pentagon'a ve Pennsylvania kırsalına saldırılar düzenlenmiş, yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti. Saldırıları düzenleyen 19 hava korsanından 15'inin Suudi Arabistan vatandaşı olması, o dönemden bu yana Suudi Arabistan'ın saldırılardaki rolüne dair soru işaretlerini canlı tuttu. ABD yönetimi 2004 yılında yayımladığı 11 Eylül Komisyonu raporunda, Suudi hükümetinin saldırıları finanse ettiğine dair bir kanıt bulunmadığını belirtmişti. Ancak raporun 28 sayfalık gizli bölümü, Suudi Arabistan'ın saldırılardaki olası bağlantılarına ilişkin ipuçları içerdiği iddiasıyla yıllarca tartışma konusu oldu. Bu bölüm 2016 yılında kısmen açıklanmış, ancak aileler ve bazı kongre üyeleri tam metnin yayımlanması için mücadele etmeye devam etti.
Aileler, özellikle Suudi Arabistan'ın 11 Eylül saldırılarını planlayanlara lojistik destek sağladığı iddialarını araştıran belgelerin açıklanmasını istiyor. 2019 yılında ABD Adalet Bakanlığı, Suudi Arabistan'ın saldırılarda sorumluluğu olduğu iddiasıyla açılan davada bazı belgelerin gizliliğini kaldırmıştı. Ancak aileler, hâlâ çok sayıda kaydın saklandığını savunuyor. Trump'ın açıklaması, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde 11 Eylül mağdurlarının ailelerinin oylarını kazanma çabası olarak da yorumlanıyor. Trump, daha önce de 2016 seçim kampanyasında Suudi Arabistan'ın 11 Eylül'deki rolüne ilişkin belgelerin açıklanacağına dair söz vermiş, ancak başkanlığı döneminde bu konuda somut bir adım atmamıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suudi Arabistan, ABD'nin Orta Doğu'daki en önemli müttefiklerinden biri olarak görülüyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, özellikle petrol ticareti, İran'a karşı güvenlik işbirliği ve son yıllarda İsrail ile normalleşme süreci gibi konularda yoğunlaşıyor. 11 Eylül belgelerinin açıklanması, Suudi Arabistan ile ABD arasında yeni bir gerilim yaratabilir. Suudi yönetimi, saldırılarda herhangi bir rolü olduğunu reddediyor ve bu tür iddiaları siyasi amaçlı olarak nitelendiriyor. Öte yandan, ABD Kongresi'nde Suudi Arabistan'a yönelik şüpheler her iki partiden de destek görüyor. 2016'da kabul edilen JASTA (Adalet Terörizm Sponsorlarına Karşı) yasası, 11 Eylül mağdurlarının ailelerine Suudi Arabistan'a dava açma hakkı tanımıştı. Bu yasa, Suudi yetkililerin sert tepkisine yol açmıştı. Trump'ın son açıklaması, Suudi Arabistan ile ilişkilerin hassasiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Belge açıklamaları, Riyad yönetimini rahatsız edebilir ve bölgesel dengeleri etkileyebilir. Ayrıca, 11 Eylül saldırılarının ardından başlatılan terörle mücadele politikaları ve ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığı, bu tür belgelerin açıklanmasıyla yeniden tartışmaya açılabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül saldırılarının ardından uluslararası terörle mücadele koalisyonuna katılmış ve NATO müttefiki olarak ABD ile işbirliğini sürdürmüştür. Ancak Türkiye, Suudi Arabistan ile de karmaşık bir ilişki ağına sahiptir. Belge açıklamaları, Suudi Arabistan'ın bölgesel politikalarını ve Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle dengelerini etkileyebilir. Türkiye, özellikle Katar ablukası ve Mısır darbesi sonrası Suudi Arabistan ile yaşadığı gerilimleri son yıllarda kısmen yumuşatmış durumda. 11 Eylül belgelerinin açıklanması, Suudi Arabistan'a yönelik uluslararası baskıyı artırırsa, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolü ve enerji işbirlikleri bundan etkilenebilir. Ayrıca, ABD'nin Suudi Arabistan ile ilişkilerindeki olası bir soğuma, Türkiye'nin Washington ile stratejik ortaklığında yeni fırsatlar veya riskler doğurabilir. Türkiye, terörle mücadelede istihbarat paylaşımı ve güvenlik işbirliği konularında dikkatli bir denge gözetmek durumunda kalacaktır.