Fransa'nın güneyindeki Avignon kentinde görülen davada, 71 yaşındaki Dominique Pelicot, 20 yıl boyunca eşi Gisèle Pelicot'yu uyuşturup ona tecavüz ettiğini ve başkalarına tecavüz ettirdiğini itiraf etti. Mağdur Gisèle Pelicot, duruşma salonunun kamuya açık bölümünden kocasının suçlamaları kabul edişini izledi. Olay, Fransa'da geniş yankı uyandırırken, kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı davalarında yeni bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Olayın Arka Planı
Dominique Pelicot, 2011 ile 2020 yılları arasında eşi Gisèle'i bilinçsiz hale getirmek için uyku ilaçları kullandığını ve bu süre boyunca internet üzerinden tanıştığı onlarca erkeği evine davet ederek eşine tecavüz etmelerine izin verdiğini mahkemede kabul etti. Pelicot, suçunu itiraf ederken "Ben bir tecavüzcüyüm" dedi. Dava, 2020 yılında Dominique Pelicot'nun bir mağazada kadınların etek altı görüntülerini çekmeye çalışırken yakalanmasıyla ortaya çıktı. Polisin Pelicot'nun bilgisayarında bulduğu videolar, yıllardır süren sistematik cinsel saldırıları gün yüzüne çıkardı.
Savcılık, Dominique Pelicot'nun yanı sıra, eşine tecavüz etmek üzere eve gelen 50 erkeğin daha kimliğini tespit etti. Bu erkeklerden bazıları tutuklanırken, bazıları ise halen aranıyor. Zanlıların yaşları 26 ile 74 arasında değişiyor ve farklı meslek gruplarından geliyorlar. Davanın görüldüğü Avignon Adliyesi'nde, mağdur Gisèle Pelicot'un avukatı, müvekkilinin yaşadığı travmayı ve adalet arayışını dile getirdi.
Gisèle Pelicot, mahkeme salonunda yaptığı açıklamada, "Yıllarca beni uyuşturup başkalarına tecavüz ettiren bir adamla evli kaldım. Şimdi adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Kadın hakları örgütleri, davanın Fransa'da cinsel saldırı mağdurlarının yaşadığı zorlukları ve yargı sürecindeki eksiklikleri gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'da son yıllarda kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı vakalarında artış yaşanıyor. 2023 yılında ülkede 122 kadın eşleri veya eski eşleri tarafından öldürüldü. Hükümet, 2020'den bu yana kadına yönelik şiddetle mücadele için çeşitli yasalar çıkarsa da, uygulamada sorunlar devam ediyor. Bu dava, Fransa'da cinsel saldırı davalarının nasıl ele alındığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle, mağdurun rızası olmadan gerçekleşen cinsel ilişkilerde "rıza" kavramının yasal tanımı ve delil yetersizliği nedeniyle birçok davanın düşmesi eleştiriliyor.
Uluslararası kamuoyu da davayı yakından takip ediyor. Avrupa Birliği, 2023 yılında kadına yönelik şiddetle mücadele için yeni bir direktif kabul etti. Ancak üye ülkeler arasında uygulama farklılıkları bulunuyor. Fransa'daki bu dava, AB genelinde cinsel saldırı mağdurlarının korunması ve faillerin cezalandırılması konusunda daha etkili politikalar geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Dava, aynı zamanda dijital platformlarda kadınlara yönelik şiddetin ve nefret söyleminin artmasıyla da bağlantılı. Dominique Pelicot, eşine tecavüz edecek erkekleri internet üzerinden buldu. Bu durum, çevrimiçi platformların denetimi ve sorumluluğu konusundaki tartışmaları derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı vakaları ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. İstanbul Sözleşmesi'nden 2021'de çekilme kararı, uluslararası alanda eleştirilere yol açmıştı. Fransa'daki bu dava, Türkiye'deki benzer davalarda mağdurların yaşadığı zorlukları ve yargı süreçlerindeki aksaklıkları hatırlatıyor. Kadın örgütleri, Türkiye'de de cinsel saldırı davalarında delil toplama, mağdur koruma ve failin cezalandırılması konusunda yasal ve pratik eksiklikler olduğunu belirtiyor. Bu dava, Türkiye'nin de kadına yönelik şiddetle mücadelede daha etkili adımlar atması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, dijital mecralarda işlenen suçların önlenmesi için uluslararası işbirliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.