Husi yetkilileri, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun son 24 saat içinde Yemen'e yaklaşık 50 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Saldırılar, Husilerin Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve kritik petrol tesislerine yönelik artan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından yoğunlaştı. Yemen'in başkenti Sana'a ve çevresindeki askeri hedeflerin yanı sıra liman kenti Hudeyde'de de patlamalar meydana geldiği bildirildi.
Artan Gerilimin Arka Planı
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Husilere karşı müdahalesiyle bölgesel bir çatışmaya dönüştü. Son aylarda Husiler, Suudi Arabistan'ın güneyindeki sivil yerleşimlere ve ekonomik altyapıya yönelik saldırılarını artırdı. Suudi yetkililer, bu saldırıların İran tarafından desteklendiğini öne sürüyor. Buna karşılık koalisyon güçleri, Husilerin askeri kapasitesini hedef aldığını savunuyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'deki insani krizin dünyanın en büyük insani felaketi olduğunu vurguluyor; ülke nüfusunun büyük bölümü yardıma muhtaç durumda.
Husi sözcüsü Yahya Saree, yaptığı açıklamada, koalisyonun son 24 saatteki saldırılarının "savaş suçu" olduğunu belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Suudi Arabistan cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bölgesel kaynaklar, saldırıların Husilerin son dönemde artan İHA saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiğini aktarıyor. Yemen'deki yerel kaynaklar, saldırılarda ölen ve yaralananlar olduğunu ancak kesin sayının netleşmediğini bildiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Suudi Arabistan ile İran arasındaki bölgesel rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. Husiler, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olarak kabul ediliyor. Suudi Arabistan ise Yemen'deki meşru hükümeti destekleyerek İran'ın Arap Yarımadası'ndaki nüfuzunu sınırlamaya çalışıyor. Son saldırılar, Kızıldeniz ve Babu'l-Mendeb Boğazı'ndaki deniz güvenliğini de tehdit ediyor. Küresel enerji arzı açısından kritik olan bu bölgede yaşanan istikrarsızlık, petrol fiyatlarını da etkiliyor.
ABD, Suudi Arabistan'a istihbarat ve lojistik destek sağlarken, son yıllarda Kongre'deki bazı üyeler Yemen savaşındaki rolü nedeniyle Suudi Arabistan'a yönelik silah satışlarını sorguluyor. Birleşmiş Milletler, çatışmanın taraflarını ateşkese ve siyasi çözüme çağırıyor. Ancak diplomatik çabalar şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. İran, Suudi saldırılarını kınayarak, bölgede tansiyonun düşürülmesi gerektiğini belirtti.
Yemen'deki savaş, milyonlarca insanın yerinden edilmesine ve ülke altyapısının büyük ölçüde tahrip olmasına yol açtı. Kolektif bir trajedi yaşanıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, artan saldırıların insani yardım ulaştırılmasını daha da zorlaştırdığını bildiriyor. Hudeyde Limanı, Yemen'e giren yardımların büyük bölümünün geçiş noktası olması nedeniyle kritik önem taşıyor; buradaki çatışmalar, yardım akışını sekteye uğratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen kriziinde diplomatik çözümden yana tavır alarak, Suudi Arabistan ve İran arasındaki dengeyi gözetiyor. Körfez'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından risk oluşturuyor. Kızıldeniz ve Babu'l-Mendeb Boğazı, Türkiye'nin Asya ve Afrika'ya açılan deniz ticaret yolları üzerinde bulunuyor; buradaki çatışmalar navlun maliyetlerini artırabilir. Ayrıca Türkiye, bölgede artan İran nüfuzunu dengelemek için Suudi Arabistan ile ilişkilerini geliştirme arayışında. Son saldırılar, Türkiye'nin Yemen'de ateşkes çağrılarını daha da önemli kılıyor. Türk dış politikası, hem Suudi Arabistan hem de İran ile diyaloğu sürdürerek bölgesel gerilimin düşürülmesine katkı sağlamayı hedefliyor.