Fransız enerji devi TotalEnergies, Paris İstinaf Mahkemesi'nin Perşembe günü verdiği kararla, tedarik zincirinin tamamındaki sera gazı emisyonlarından sorumlu tutuldu. Mahkeme, şirketin ürünlerini kullanan müşterilerin emisyonlarını da kapsayan Kapsam 3 emisyonlarını izleme ve raporlama yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti. Karar, iklim değişikliğiyle mücadelede şirketlerin sorumluluğunu genişleten önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor.
Mahkeme kararının ayrıntıları
Paris İstihdam Mahkemesi, TotalEnergies'in 2015 Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda 'gözetim yükümlülüğü'nü (duty of vigilance) ihlal ettiğine karar verdi. Karar, şirketin yalnızca doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2) değil, aynı zamanda tedarik zinciri ve ürün kullanımından kaynaklanan dolaylı emisyonları da (Kapsam 3) hesaba katması gerektiğini vurguluyor. TotalEnergies, daha önce hazırladığı iklim planlarında Kapsam 3 emisyonlarını yeterince ele almadığı için eleştiriliyordu. Mahkeme, şirketin üç yıl içinde eksiklikleri gidermesini ve düzenli raporlama yapmasını emretti. Dava, çevre örgütleri tarafından açılmıştı ve karar, şirketlerin iklim taahhütlerinin yasal olarak denetlenebileceğini gösteriyor.
Fransa, 2017'de kabul ettiği 'gözetim yükümlülüğü' yasasıyla büyük şirketlerin faaliyetlerinin insan hakları ve çevre üzerindeki etkilerini önlemesini zorunlu kılıyor. TotalEnergies davası, bu yasanın iklim değişikliği bağlamında ilk kez bu kadar kapsamlı yorumlanması açısından dikkat çekiyor. Şirketin itiraz etmesi bekleniyor; ancak karar, diğer ülkelerdeki benzer davalar için de referans oluşturabilir.
Küresel ve bölgesel boyut
Bu karar, dünya genelinde fosil yakıt şirketlerine karşı açılan iklim davalarının sayısının arttığı bir dönemde geldi. Hollanda'da Shell, 2021'de emisyonlarını %45 azaltması yönünde mahkeme kararına çarptırılmış, ancak temyiz süreci devam ediyor. İngiltere'de de benzer davalar görülüyor. Karar, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki iklim aktivistleri için cesaret verici olsa da, şirketlerin uyum sağlamasının maliyetli olabileceği belirtiliyor. TotalEnergies'in Kuzey Denizi rüzgar projeleri gibi yenilenebilir enerji yatırımları olsa da, şirketin toplam emisyonlarının büyük kısmı fosil yakıt satışlarından kaynaklanıyor. Karar, enerji dönüşümünün hızlanmasına katkıda bulunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'de faaliyet gösteren enerji şirketleri için de dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'nin Paris Anlaşması'nı onaylaması ve 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda, benzer yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi olası. TotalEnergies'in Türkiye'de doğal gaz ve petrol arama faaliyetleri bulunuyor; bu karar, şirketin Türkiye'deki operasyonlarında da daha şeffaf raporlama yapmasını gerektirebilir. Ayrıca, AB ile gümrük birliği ve yeşil mutabakat süreci kapsamında Türk ihracatçıları, tedarik zinciri emisyonlarını izlemek zorunda kalabilir. Karar, iklim taahhütlerinin yasal denetimini güçlendiren küresel bir eğilimin parçası olarak Türkiye'nin enerji politikalarında da dikkate alınmalı.