Tarihi bir yayın olarak nitelendirilen Tokyo Yargılamaları'nın tam mahkeme kayıtları, ilk kez Çince olarak yayımlandı. Çin devlet medyasının haberine göre, 40 ciltten oluşan bu devasa çalışma, yüzlerce kişilik bir uzman ekibinin on yılı aşkın süren titiz çalışmasının ürünü. Kayıtlar, Japon İmparatorluk Ordusu'nun II. Dünya Savaşı sırasında işlediği savaş suçlarını detaylı bir şekilde belgeliyor. Çin'de daha önce yalnızca sınırlı ve parçalı tercümeler mevcutken, bu kapsamlı yayın 'kritik bir boşluğu dolduruyor'. Uzmanlara göre, belgeler Nanjing Katliamı, biyolojik silah deneyleri ve zorla çalıştırma gibi konularda önemli kanıtlar sunuyor.
Gelişmenin arka planı: Tokyo Yargılamaları ve Çin’in rolü
Tokyo Yargılamaları (Resmi adıyla Uzak Doğu Uluslararası Askeri Mahkemesi), 1946-1948 yılları arasında II. Dünya Savaşı'nda Japon savaş suçlarını yargılamak üzere kurulmuştu. Mahkeme, 28 Japon liderini savaş suçu, barışa karşı suç ve insanlığa karşı suçlardan yargılamış; 7 sanık idama, 16'sı ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Çin, mahkemenin kurucu üyelerinden biriydi. Ancak Çin'de bu davanın tam kayıtlarına erişim uzun süre mümkün olmamıştı. Mevcut Çince çeviriler ya eksikti ya da güvenilir değildi. Bu nedenle yeni yayın, Çinli akademisyenler ve halk için bir ilk niteliği taşıyor. Çin Halk Üniversitesi bünyesinde yürütülen çeviri projesi, tarihçiler, hukukçular ve dil uzmanlarından oluşan geniş bir ekibi bir araya getirdi. Proje koordinatörleri, yayının Çin-Japon ilişkilerinde tarihsel hafızanın doğru anlaşılmasına katkı sağlayacağını umuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Tarihsel hafıza ve güncel siyaset
Bu yayın, yalnızca tarihsel bir belge olmanın ötesinde, günümüz Asya-Pasifik siyasetinde de yankı uyandırıyor. Çin ve Japonya arasında savaş suçları ve tarih anlatısı konusundaki gerilim, 80 yıl sonra bile devam ediyor. Çin, Japonya'nın savaş suçlarını yeterince kabul etmediğini savunurken, Japon muhafazakâr siyasetçiler zaman zaman bu mahkemenin meşruiyetini sorguluyor. Kayıtların Çince yayınlanması, Çin kamuoyunda Japon karşıtlığını besleyebileceği gibi, tarihsel uzlaşma çabalarına da malzeme sunabilir. Öte yandan, yayın Batı'da da ilgi görüyor; İngilizce konuşan akademisyenler daha önce parçalı belgelere dayanmak zorunda kalıyordu. Tam kayıtların Çince çevirisi, uluslararası tarihçiler için de yeni bir kaynak anlamına geliyor. Ancak belgelerin yalnızca Çince yayınlanması, dil engeli nedeniyle küresel erişimi sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, bölgesel ve küresel boyutları itibarıyla önemlidir. Türkiye, Asya-Pasifik'te artan Çin-Japonya rekabetini yakından izlemektedir. Çin'in tarih anlatısını güçlendirmesi, bölgedeki etkisini artırma stratejisinin bir parçasıdır. Türkiye'nin bir yandan Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirirken, diğer yandan Japonya ile de savunma ve teknoloji alanında işbirliği yaptığı düşünüldüğünde, bu tür tarihsel yayınların her iki ülkenin kamuoyunda yaratacağı etki, Türk dış politikasının dolaylı bir faktörü haline gelebilir. Ayrıca, savaş suçlarının belgelenmesi konusu, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında Türkiye'nin de taraf olduğu evrensel ilkeleri ilgilendirmektedir.