GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

Terörle Savaş ABD'yi Otoriterleştirmeye Nasıl Hazırladı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Terörle Savaş ABD'yi Otoriterleştirmeye Nasıl Hazırladı
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

11 Eylül 2001 saldırılarından sonra ABD'nin başlattığı küresel terörle savaş, ülkeyi içeriden otoriterleşmeye hazırladı. Georgetown Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Profesör Rosa Brooks'un yazısına göre, 9/11 sonrası alınan güvenlik önlemleri ve yasal düzenlemeler, demokratik normları aşındırarak 6 Ocak 2021'deki Kongre baskınına giden yolu döşedi. Brooks, 'Otoriterliğe giden yol 11 Eylül'den başlayarak doğrudan 6 Ocak'a uzanıyor' diyor. Bu süreçte yürütme yetkilerinin genişlemesi, gözetim mekanizmalarının artması ve siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, ABD demokrasisini zayıflattı.

Arka Plan: 11 Eylül Sonrası Güvenlik Devleti

11 Eylül saldırılarının ardından ABD, Vatanseverlik Yasası gibi yasalarla yürütme organına geniş yetkiler verdi. NSA'nın kitlesel gözetim programları, askeri mahkemeler ve işkenceye varan sorgulama yöntemleri, hukuk devleti ilkelerini ihlal etti. Bu önlemler, başlangıçta terörle mücadele adına meşrulaştırıldı ancak zamanla siyasi rakipleri hedef alan bir araca dönüştü. Brooks, bu dönemde başkanlık yetkilerinin sınır tanımaz hale geldiğini, Kongre ve yargı denetiminin zayıfladığını vurguluyor. Ayrıca, savaş karşıtı protestocuların ve muhalif seslerin bastırılması, ifade özgürlüğüne darbe vurdu.

2000'li yılların ortalarında, Guantanamo'da tutuklulara uygulanan muamele, 'olağanüstü teslimat' uygulamaları ve gizli gözetim programları ifşa oldu. Bu uygulamalar, ABD'nin uluslararası itibarını zedelerken içeride de hukuk devletine olan güveni sarstı. Brooks, 'Terörle savaş bir istisna olarak başladı, ancak kısa sürede kural haline geldi' diyor. Bu süreçte iki partili sistem de kutuplaştı; Demokratlar ve Cumhuriyetçiler güvenlik politikalarında giderek daha otoriter eğilimleri benimsedi.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Demokrasinin Gerilemesi

ABD'deki otoriterleşme eğilimleri, küresel demokrasi gerilemesiyle paralellik gösteriyor. Freedom House'un son raporlarına göre, dünya genelinde demokratik kurumlar zayıflıyor, otoriter liderler güç kazanıyor. Trump döneminde yaşanan 6 Ocak baskını, bu eğilimin en çarpıcı örneği olarak öne çıkıyor. Brooks, terörle savaşın meşrulaştırdığı 'güvenlik için özgürlükten feragat' anlayışının, demokratik toplumlarda da benimsendiğini belirtiyor. Özellikle Avrupa'da terör saldırıları sonrası benzer önlemler alındı; gözetim yasaları genişletildi, ifade özgürlüğü kısıtlandı.

Küresel olarak, ABD'nin terörle savaş politikaları, diğer ülkelere de model oldu. Rusya, Çin ve Türkiye gibi ülkeler, terörle mücadele adı altında muhalefeti bastırmak için benzer yöntemler kullandı. Brooks, ABD'nin bu politikalarının, dünya genelinde demokrasiye verdiği zararın altını çiziyor: 'ABD, demokrasinin savunucusu olarak küresel bir rol üstlenirken, içeride otoriterleşme örnekleri sergilemesi, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasını kolaylaştırdı.'

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye için önemli dersler içeriyor. 11 Eylül sonrası ABD'nin terörle savaş politikaları, Türkiye'nin kendi güvenlik yaklaşımını da etkiledi. Özellikle PKK ve DAEŞ ile mücadelede benzer yöntemlerin uygulanması, hukuk devleti ilkeleri ve insan hakları açısından sorunlar yarattı. Ayrıca, ABD'deki otoriterleşme eğilimleri, Türkiye'nin demokratik standartlarını sorgularken dikkate alması gereken bir uyarı niteliğinde. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı darbe dönemleri ve OHAL uygulamaları, benzer bir 'güvenlik için özgürlükten feragat' sarmalını akla getiriyor. Bu nedenle, demokratik kurumların güçlendirilmesi ve sivil denetimin artırılması, Türkiye'nin de karşı karşıya olduğu bir sınav.

Etiketler:
abdterorle-savasotoriterlesme11-eyluldemokrasiroza-brooks6-ocak

İlgili Haberler

ABD'de 60 Yıl Sonra İlk Et Yiyen Kurtçuk Vakası Tespit Edildi
ABD

ABD'de 60 Yıl Sonra İlk Et Yiyen Kurtçuk Vakası Tespit Edildi

21 dk önce

Trump eski avukatını adalet bakanlığına aday gösterdi
ABD

Trump eski avukatını adalet bakanlığına aday gösterdi

22 dk önce

De'Aaron Fox, NBA Finalleri'nde Knicks'in MVP'si
ABD

De'Aaron Fox, NBA Finalleri'nde Knicks'in MVP'si

24 dk önce

Trump Todd Blanche’ı Adalet Bakanı Olarak Atamayı Planlıyor
ABD

Trump Todd Blanche’ı Adalet Bakanı Olarak Atamayı Planlıyor

27 dk önce