ABD ordusu, İran'a yönelik hava saldırılarını dördüncü günde de sürdürdü. Salı günü gerçekleştirilen operasyonda, Tahran'dan kaynaklanan 'yeni tehditlerin' hedef alındığı bildirildi. Konuyla ilgili isminin açıklanmasını istemeyen bir ABD'li yetkili, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, Amerikan güçlerinin İran'daki askeri hedeflere karşı 'birkaç' ek saldırı daha düzenlediğini doğruladı.
Gelişmenin arka planı
Pentagon tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların 'ABD personeline ve koalisyon güçlerine yönelik artan tehditlere karşı kendini savunma amaçlı' olduğu vurgulandı. Yetkililer, son dört gündür devam eden operasyonların kapsamı hakkında ayrıntılı bilgi vermezken, hedeflerin İran'ın insansız hava aracı (İHA) ve füze kapasiteleriyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, İran destekli milis gruplarının Kızıldeniz'de ticari gemilere ve ABD savaş gemilerine yönelik saldırılarının ardından askeri caydırıcılığı artırma kararı almıştı. Washington, Tahran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla gerilimi tırmandırdığını savunuyor.
Uzmanlara göre ABD'nin İran topraklarına doğrudan saldırısı, iki ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıyor. 2020 yılında General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en kapsamlı askeri operasyon olarak nitelendirilen bu saldırılar, bölgesel bir savaş endişesini de beraberinde getiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Saldırıların sürmesi, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereleri de olumsuz etkiliyor. ABD, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırması karşılığında yaptırımları hafifletmeyi öngören anlaşma çabaları, son haftalarda ivme kaybetmiş durumda. Tahran yönetimi ise saldırıları 'uluslararası hukuka aykırı' olarak nitelendirirken, misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
Rusya ve Çin, ABD'ye saldırıları durdurma çağrısı yaparken, Avrupa Birliği itidalli olunmasını istedi. İsrail ise ABD'nin hamlelerini desteklediğini duyurdu. Bölgede tansiyonun yükselmesi, petrol fiyatlarında ani bir artışa yol açarken, küresel piyasalarda belirsizlik hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasındaki bu gerilimden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. İki ülke arasında patlak verecek sıcak bir çatışma, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca İran'la enerji ticareti yapan Türkiye, olası yaptırımlar veya ambargolar karşısında ekonomik kayıplarla karşılaşabilir. Türk dış politikası, bölgede istikrarı savunurken, müttefiki ABD ile komşusu İran arasında denge kurmak zorunda kalacak. Bu gelişme, Ankara'nın kriz yönetimi becerisini test edecek ve bölgesel diplomasideki rolünü yeniden tanımlayabilir.