ABD, İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek yeni hedefleri vururken, Tahran yönetimi Basra Körfezi'ndeki bazı ülkelere ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğine yönelik misilleme saldırıları başlattı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD'yi geçici barış anlaşmasını tahrip etmekle suçladı. Çatışmalar, bölgedeki enerji tedarik yollarını tehdit ederken, uluslararası toplum tansiyonun düşürülmesi için acil çağrılar yapıyor.
Saldırıların seyri ve tarafların iddiaları
Pentagon tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içinde İran'ın askeri altyapısına yönelik 12 yeni hedefin vurulduğu belirtildi. Hedefler arasında insansız hava aracı üretim tesisleri, balistik füze rampaları ve deniz mayın depolarının bulunduğu ifade edildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonların İran'ın saldırı kabiliyetini sınırlamak ve bölgesel istikrarı korumak amacı taşıdığını duyurdu.
Buna karşılık İran, Basra Körfezi'ndeki Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn kıyılarına ait bazı tesisler ile Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç ticari gemiye füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini doğruladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu, bu saldırıların ABD'nin geçici ateşkes anlaşmasını ihlaline bir yanıt olduğunu ve anlaşmanın artık geçersiz sayıldığını açıkladı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Muhammed Hüseyin Kazimi, “ABD, müzakere masasında elde edilen kazanımları bombalarla yok etti” ifadelerini kullandı.
Geçici barış anlaşması, Umman arabuluculuğunda üç hafta önce imzalanmış ve nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyordu. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra taraflar birbirlerini ihlalle suçlamaya başlamıştı.
Bölgesel ve küresel yankılar
Çatışmalar, küresel petrol piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8 artışla 95 doların üzerine çıkarken, Hürmüz Boğazı'nın geçici olarak askeri bölge ilan edilmesi taşımacılık maliyetlerini katladı. Suudi Arabistan ve Katar, tansiyonun düşürülmesi için acil toplantı talebinde bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olağanüstü toplanma kararı aldı.
Rusya ve Çin, ABD'yi tek taraflı askeri harekâtla anlaşma sürecini baltalamakla eleştirirken, Avrupa Birliği arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. İsrail ise İran'ın misilleme saldırılarının İsrail sınırına sıçrama riski nedeniyle kuzey cephesinde alarm seviyesini yükseltti. Uzmanlar, mevcut gidişatın bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışmasının tırmanması, Türkiye için doğrudan güvenlik ve enerji riski oluşturuyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Basra Körfezi ve İran üzerinden karşılıyor; Hürmüz Boğazı'nın kapatılması halinde enerji maliyetleri yükselebilir. Ayrıca Suriye ve Irak'ta İran destekli gruplarla yaşanan gerilim, çatışmanın Türkiye sınırına sıçrama potansiyelini artırıyor. Ankara, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile dengeli bir diplomasi yürütmek zorunda. Türkiye'nin arabuluculuk girişimlerini canlandırması ve bölgesel istikrarı desteklemesi bekleniyor.