Avrupa’da iklim değişikliğinin etkisiyle artan sıcak hava dalgaları, açık alanda çalışan milyonlarca işçiyi ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya bırakıyor. Termal kameralarla yapılan yeni bir araştırma, özellikle inşaat, tarım ve lojistik sektörlerinde çalışanların vücut sıcaklıklarının tehlikeli seviyelere ulaştığını ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Avrupa son yirmi yılda diğer kıtalara kıyasla iki kat daha hızlı ısınıyor. Bu durum, iş gücü verimliliğini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda sıcak çarpması ve kalp krizi gibi ölümcül sonuçlara da yol açabiliyor.
Aşırı Sıcakların İş Gücüne Etkisi
Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA) 2023 raporuna göre, kıtada her yıl ortalama 10 bin işçi aşırı sıcaklara bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Termal kameralarla yapılan görüntüleme, İspanya’nın Sevilla kentinde 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda çalışan inşaat işçilerinin vücut yüzey sıcaklığının 38,5 dereceye kadar çıktığını gösterdi. Normal koşullarda vücut sıcaklığının 37 derece civarında olması beklenirken, bu seviye işçilerde bitkinlik, baş dönmesi ve konsantrasyon kaybına neden oluyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de sıcak hava dalgalarının iş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Örgüt, 2050 yılına kadar Avrupa’da sıcaklığa bağlı ölümlerin yılda 90 bine ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle tarım işçileri, güneş altında uzun saatler geçirdikleri için en riskli gruplar arasında yer alıyor. İtalya’nın Puglia bölgesinde domates toplayan işçilerin termal görüntüleri, öğle saatlerinde vücut sıcaklıklarının 39 dereceyi aştığını belgeliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa’daki aşırı sıcaklar sadece iş gücünü değil, ekonomiyi de doğrudan etkiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre, aşırı sıcaklar nedeniyle Avrupa’da iş gücü verimliliği yılda ortalama %1,5 oranında düşüyor. Bu kaybın ekonomik karşılığı on milyarlarca avroya ulaşıyor. Güney Avrupa ülkeleri, özellikle İspanya, İtalya ve Yunanistan, sıcak hava dalgalarından en çok etkilenen bölgeler olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu durumun önümüzdeki yıllarda mevsimlik tarım işçilerinin göç rotalarını değiştirebileceğini ve iklim göçünü hızlandırabileceğini belirtiyor.
Benzer bir tablo küresel ölçekte de geçerli. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2023 yılının kayıtlara geçen en sıcak yıl olduğunu duyurdu. Asya, Afrika ve Amerika kıtalarında da benzer sıcaklık artışları iş sağlığını tehdit ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, iklimlendirme gibi koruyucu önlemler sınırlı olduğu için işçi ölümleri daha yüksek seyrediyor. ILO, küresel çapta 2050 yılına kadar aşırı sıcaklar nedeniyle yılda 18 milyon iş günü kaybedileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle Avrupa’daki aşırı sıcak trendinin doğrudan etki alanı içinde bulunuyor. Özellikle Çukurova, Ege ve Marmara bölgelerinde tarım ve inşaat işçileri her yıl daha uzun süreli sıcak hava dalgalarıyla karşı karşıya kalıyor. Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı aşırı sıcaklara karşı yeterli koruma sağlamıyor; mesai saatlerinin yeniden düzenlenmesi, gölgelik alanların artırılması ve su tüketiminin teşviki gibi tedbirler yaygın değil. Öte yandan, Türkiye’nin seracılık ve mevsimlik tarım işçiliği gibi sektörlerinde kayıt dışı istihdamın yüksek olması, sıcaklık kaynaklı sağlık sorunlarının resmi istatistiklere yansımasını zorlaştırıyor. Bu nedenle, Avrupa’da başlatılan termal görüntüleme çalışmaları ve iş sağlığı politikaları, Türkiye için de örnek teşkil edebilir. İklim değişikliğine uyum kapsamında iş gücünün korunmasına yönelik ulusal bir eylem planının oluşturulması, hem çalışanların refahı hem de ekonomik verimlilik için kritik önem taşıyor.