ABD Temsilciler Meclisi'nde 18 Cumhuriyetçi vekil, partilerinin çizgisini terk ederek Demokratlarla birlikte oy kullandı ve Ukrayna'ya yönelik 61 milyar dolarlık askeri ve ekonomik yardım paketini onayladı. Bu gelişme, eski Başkan Donald Trump'ın parti üzerindeki nüfuzunun sorgulanmasına yol açarken, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı savunma çabalarına önemli bir destek sağladı. Meclis Başkanı Mike Johnson'ın desteğiyle geçen paket, senatoya gönderilmek üzere bekliyor. Oylama, son günlerde Cumhuriyetçiler arasında yaşanan ikinci büyük ayrılık olarak dikkat çekiyor. Daha önce de küçük bir grup, göçmenlik politikaları konusunda Trump'ın taleplerine karşı çıkmıştı.
Gelişmenin arka planı: Parti içi bölünmeler ve Ukrayna politikası
Ukrayna'ya yardım paketi, Cumhuriyetçi Parti içinde uzun süredir devam eden bir kırılmayı gün yüzüne çıkardı. Trump'ın "Amerika Birinci" politikasını benimseyen kanat, Ukrayna'ya yapılan yardımlara şiddetle karşı çıkarken, daha geleneksel Cumhuriyetçiler uluslararası sorumlulukların yerine getirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu bölünme, özellikle son haftalarda Trump'ın seçim kampanyasında Ukrayna'ya yardımı durdurma sözü vermesiyle daha da derinleşti. Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada, 18 Cumhuriyetçi Biden yönetiminin talebine destek verirken, 89'u karşı oy kullandı. Demokratlar ise neredeyse oy birliğiyle paketi destekledi. Paket, Ukrayna'ya askeri teçhizat, mühimmat ve ekonomik destek sağlamanın yanı sıra, NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi için de fonlar içeriyor.
Bu oylama, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın liderliği açısından da kritik bir test oldu. Johnson, daha önce Ukrayna yardımına soğuk bakan isimler arasında yer alıyordu, ancak son haftalarda yaptığı manevralarla paketi meclise getirmeyi başardı. Bu tutum değişikliği, Trump yanlıları tarafından "ihanet" olarak nitelendirilirken, Johnson'ın koltuğunu tehlikeye atabileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ukrayna'nın savaş alanında umutları artıyor
Ukrayna'ya yönelik yardım paketinin onaylanması, Kiev yönetimini askeri açıdan rahatlatacak. Özellikle HIMARS füzeleri, M1 Abrams tankları ve Patriot hava savunma sistemleri gibi kritik silah sistemlerinin sevkiyatı hızlanacak. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bu karar, özgür dünyanın Ukrayna'ya verdiği desteğin bir göstergesidir" dedi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı, yardımların savaşın seyrini değiştirmeyeceğini ve eşi benzeri görülmemiş bir bedel ödeneceğini duyurdu. Analistler, yardımın Ukrayna'nın 2024 bahar taarruzu için gerekli lojistik desteği sağlayacağını, ancak savaşta köklü bir değişiklik yaratmasının zor olduğunu belirtiyor. Öte yandan, bu oylama ABD'nin uluslararası arenadaki güvenilirliğini de etkileyebilir. Trump'ın ikinci kez başkan seçilmesi durumunda yardımların kesilmesi konusundaki tehditleri, Avrupalı müttefikler arasında rahatsızlık yaratıyor. Almanya ve Fransa, ABD yardımlarındaki istikrarsızlığa karşı Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya savaşındaki arabuluculuk rolü ve Montrö Sözleşmesi'nden doğan sorumlulukları açısından önem taşıyor. ABD yardımı, savaşın uzamasına neden olabilir. Türkiye, her iki tarafla da diyalog kurabilen nadir ülkelerden biri olarak, krizi diplomatik yollarla çözmeye çalışıyor. Ancak Washington'un Kiev'e verdiği askeri desteğin artması, Ankara'nın Moskova ile uzlaşma çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca uzun süren savaş, Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının geleceğini de belirsizleştiriyor. Türkiye, bu anlaşmanın yeniden canlandırılması için çaba sarf ederken ABD yardımı, Rusya'nın anlaşmaya daha sert koşullar dayatmasına yol açabilir. Bu nedenle Türkiye; yardımların yol açtığı gerilimi dengelemek için hem NATO ittifakını hem de Rusya ile ticari ilişkilerini stratejik bir şekilde yönetmek zorunda kalacak.