İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz'in haberine göre, Tel Aviv'in güneyindeki bir depoda bir araya gelen Eritreli mülteciler, İsrail hükümetine karşı bir 'devrim' hazırlığı içinde. Haberde, Eritreli mültecilerin oturma izinlerinin iptal edilmesi ve sınır dışı edilme tehdidi karşısında örgütlendiği belirtiliyor. İsrail hükümeti, Eritreli mültecilere yönelik sert politikalarını sürdürürken, mültecilerin direniş planları gündeme geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Haaretz'in iddiasına göre, Eritreli mülteciler Tel Aviv'de bir depoda düzenli toplantılar yaparak İsrail'in mülteci politikalarına karşı bir 'devrim' planlıyor. Bu planlar, İsrail'in Eritreli mültecilere yönelik oturma izinlerini iptal etme ve onları sınır dışı etme girişimlerine bir yanıt olarak ortaya çıktı. İsrail İçişleri Bakanlığı, Eritreli mültecilerin oturma izinlerini yenilemeyi reddederek, onları ülkeyi terk etmeye zorluyor. Mülteciler ise bu karara karşı direniyor ve haklarını savunmak için örgütleniyor.
İsrail'de yaşayan Eritreli mültecilerin sayısı yaklaşık 30 bin civarında. Bu mülteciler, Eritre'deki otoriter rejimden kaçarak İsrail'e sığınmış durumda. Ancak İsrail hükümeti, onları 'sığınmacı' olarak değil, 'ekonomik göçmen' olarak nitelendiriyor ve geri göndermeyi planlıyor. Mülteciler ise Eritre'ye dönerlerse zulüm göreceklerini belirtiyor. Son dönemde İsrail'de Eritreli mültecilere yönelik saldırılar da artmış durumda. Eylül 2023'te Tel Aviv'de Eritreli mülteciler ile İsrailli aşırı sağcı gruplar arasında çıkan çatışmalarda onlarca kişi yaralanmıştı.
Haaretz'in haberine göre, mülteciler 'devrim' planlarını hayata geçirmek için depolarda toplantılar düzenliyor ve İsrail hükümetine karşı bir ayaklanma başlatmayı hedefliyor. Ancak bu iddiaların ne kadar gerçekçi olduğu belirsiz. Eritreli mülteciler, genellikle siyasi haklar için mücadele eden gruplar halinde örgütleniyor ve İsrail'in uygulamalarına karşı protestolar düzenliyor. İsrail polisi ise bu tür toplantıları yakından izliyor ve mültecilere yönelik baskıyı artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Eritreli mülteciler sorunu, sadece İsrail'i değil, bölgeyi ve dünyayı da ilgilendiriyor. Eritre, Afrika'nın en baskıcı rejimlerinden biri olarak biliniyor ve ülkeden kaçan mülteciler, komşu ülkeler ve Avrupa'ya sığınıyor. İsrail ise coğrafi konumu nedeniyle Afrika'dan gelen mülteciler için bir geçiş noktası olmuş durumda. İsrail hükümeti, mültecileri 'sızıntı' olarak görüyor ve onları ülkeden çıkarmak için çeşitli yollar arıyor. Bu kapsamda, mültecileri Uganda ve Ruanda gibi üçüncü ülkelere gönderme anlaşmaları yapıldığı iddia ediliyor. Ancak bu anlaşmalar insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştiriliyor.
Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları kuruluşları, İsrail'in Eritreli mültecilere yönelik politikalarını kınıyor ve onları geri göndermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Eritre'deki insan hakları ihlalleri nedeniyle, mültecilerin geri gönderilmesi halinde işkence ve hapse maruz kalacakları vurgulanıyor. İsrail ise egemenlik hakkını kullanarak sınırlarını koruduğunu savunuyor.
Haaretz'in haberi, İsrail iç politikasında da yankı uyandırdı. Aşırı sağcı gruplar, Eritreli mültecilerin 'devrim' planlarını bahane ederek daha sert önlemler alınmasını talep ediyor. İsrail hükümeti ise mültecilere yönelik operasyonlarını genişletmeyi planlıyor. Bu durum, İsrail'de yaşayan Eritreli mülteciler için belirsizlik ve korku yaratıyor. Mülteciler, bir yandan sınır dışı edilme tehdidiyle, diğer yandan artan ırkçı saldırılarla mücadele ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgede istikrarı ve insan haklarını önceleyen bir dış politika izliyor. Eritreli mültecilerin İsrail'de yaşadığı sorunlar, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir insani kriz. Türkiye, mültecilere yönelik zulmü ve sınır dışı etme girişimlerini eleştiriyor ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Ayrıca Türkiye, kendi topraklarında bulunan Eritreli mültecilere de ev sahipliği yapıyor ve onların haklarını korumak için çaba gösteriyor. İsrail'in mülteci politikaları, Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir gerginlik unsuru olabilir. Türkiye, Filistin meselesinde olduğu gibi, mülteci hakları konusunda da İsrail'e karşı eleştirel bir tutum sergiliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel insan hakları savunuculuğunu pekiştiriyor.