İngiltere'de, Grenfell Tower yangınının ardından başlatılan tehlikeli dış cephe kaplamalarının kaldırılması programı kapsamında önemli bir genişleme yaşanıyor. Daha önce sadece 11 metrenin (35 fit) üzerindeki binaların yararlanabildiği devlet desteği, artık daha kısa binaları da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu karar, on binlerce daire sahibini ve kiracıyı, güvenlik ihlalleri nedeniyle ödemek zorunda kaldıkları fahiş faturalardan kurtaracak. Yetkililer, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, daha önce maddi yük altında ezilen düşük gelirli ailelerin büyük bir rahatlama yaşayacağını belirtiyor.
Grenfell Faciası ve Değişen Güvenlik Standartları
2017 yılında Londra'daki Grenfell Tower apartmanında çıkan yangın, 72 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmış ve tüm dünyada bina güvenliği standartlarının sorgulanmasına neden olmuştu. Yangının hızla yayılmasında, binanın dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit malzemenin (ACM) yanıcı özelliği büyük rol oynamıştı. Facianın ardından İngiltere genelinde binlerce binada benzer kaplamalar tespit edildi ve güvenlik riski oluşturan bu malzemelerin kaldırılması için devlet destekli bir program başlatıldı. Ancak program başlangıçta sadece 18 metrenin üzerindeki yüksek binaları kapsarken, 2020'de bu sınır 11 metreye indirildi. Yeni kararla birlikte, 11 metrenin altındaki binalar da devlet desteğine dahil edilmiş oldu.
Hükümet, bu genişlemenin yaklaşık 500 bin daireyi kapsadığını ve toplam maliyetin 5 milyar sterlini bulabileceğini açıkladı. Daha önce bu binalardaki daire sahipleri, güvenlik ihlallerini gidermek için kendi ceplerinden ortalama 40 bin sterlin ödemek zorunda kalıyordu. Bu durum, özellikle pandemi sonrası artan yaşam maliyetiyle birleşince milyonlarca aileyi ekonomik olarak zor durumda bırakmıştı. Yeni düzenleme, konut krizine bir nebze olsun nefes aldıracak bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
İngiltere'nin bu adımı, dünya genelinde bina güvenliği standartlarının yeniden gözden geçirilmesine yol açabilecek önemli bir gelişme. Özellikle Avrupa Birliği ülkeleri, Brexit sonrası farklılaşan regülasyonlarına rağmen, yangın güvenliği konusunda benzer önlemleri almak durumunda kalabilir. Almanya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde de yüksek binalarda kullanılan yanıcı kaplamalarla ilgili tartışmalar sürüyor. İngiltere'deki bu genişleme, diğer ülkelerdeki benzer programlara örnek teşkil edebilir. Ayrıca, küresel inşaat sektöründe kullanılan malzemelerin yangın dayanıklılığı konusunda daha sıkı denetimler getirilmesine yönelik baskıları artırabilir. Bu gelişme, aynı zamanda sigorta sektörünü de etkileyerek, yangın riski yüksek binaların primlerinde düzenlemelere yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle büyükşehirlerdeki yüksek bina yoğunluğu ve deprem riski nedeniyle bina güvenliği konusunda hassas bir ülke. İngiltere'deki bu düzenleme, Türkiye'de de benzer bir ihtiyaca işaret ediyor. Türkiye'de özellikle son yıllarda yaygınlaşan dış cephe kaplamaları ve ısı yalıtımı uygulamalarında yangın güvenliği standartlarının denetimi önem taşıyor. AK Parti hükümetinin 2023'te açıkladığı kentsel dönüşüm hamlesinde, yangın güvenliğine yönelik adımlar da yer alıyor ancak İngiltere'deki gibi kapsamlı bir maddi destek mekanizması bulunmuyor. Türkiye'nin deprem gerçeği, yangın güvenliği kadar acil bir öncelik olsa da, bu tür uluslararası örneklerin yerel mevzuata yansıması beklenebilir. Özellikle TOKİ ve belediyelerin inşa ettiği toplu konut projelerinde, yangın güvenliği standartlarının iyileştirilmesi için bu tür fonların oluşturulması gündeme gelebilir.