Tayvan Savunma Bakanlığı, ada genelinde başlattığı beş günlük geniş çaplı savunma tatbikatı kapsamında, yeni tedarik edilen ABD yapımı M142 Yüksek Hareket Kabiliyetli Topçu Roket Sistemleri (HIMARS) ile yerli üretim gemisavar füzelerini ilk kez aktif olarak konuşlandırdı. Tatbikatın amacı, Tayvan ordusunun ortak harekat kabiliyetini geliştirmek ve düşman uçakları ile gemilerini hedef almaya yönelik yeni konseptler oluşturmak olarak açıklandı. Yetkililer, 7-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen tatbikatın, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) adaya yönelik artan askeri baskısına karşı Caydırıcılık kapasitesini test etmeyi hedeflediğini belirtti.
Tatbikatın kapsamı ve konuşlandırılan sistemler
Tayvan, 2024 yılında ABD’den satın aldığı 29 adet HIMARS fırlatıcısının ilk partilerini teslim almıştı. Bu fırlatıcılar, 300 kilometre menzile kadar hassas vuruş imkanı sağlayan M57 Taktik Füze Sistemi (ATACMS) ile donatılabiliyor. Tatbikatta, HIMARS bataryalarının doğu kıyısındaki dağlık arazilerde hızlı konuşlanma ve ateş desteği sağlama yetenekleri sınandı. Ayrıca Tayvan’ın yerli savunma sanayii tarafından geliştirilen Hsiung Feng serisi gemisavar füzeleri ile yeni nesil kara konuşlu hava savunma sistemleri de tatbikata dahil edildi. Özellikle Hsiung Feng III süpersonik gemisavar füzeleri, boğaz geçişlerini kapatma ve Çin amfibi saldırı gemilerini hedef alma senaryolarında kullanıldı. Tatbikat aynı zamanda, Tayvan’ın ABD’den tedarik etmeyi planladığı M1A2T Abrams tankları ve yeni İHA sistemlerinin entegrasyonu için bir ön hazırlık işlevi gördü.
Bölgesel ve küresel boyut: Tayvan Boğazı’nda gerilim artıyor
Tayvan’ın bu tatbikatı, Çin’in adaya yönelik askeri yıldırma politikasını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşiyor. Çin, geçtiğimiz yıl boyunca Tayvan etrafında havada ve denizde düzenli olarak devriyeler düzenlemiş, bazı günlerde 100’den fazla savaş uçağını ada yakınlarına göndermişti. ABD ise, Tayvan’ın caydırıcılık kabiliyetini artırmak amacıyla silah satışlarını hızlandırmış durumda. Pentagon, 2025-2027 yılları arasında Tayvan’a 19 milyar doları aşan silah teslimatı öngörüyor. Uzmanlar, HIMARS gibi uzun menzilli sistemlerin Tayvan’a konuşlandırılmasının, Çin’in boğazı geçme taktiklerini karmaşıklaştırabileceğini, ancak Beijing’in buna karşı daha agresif bir askeri ve psikolojik operasyon başlatabileceği uyarısında bulunuyor. Tatbikatın, Japonya ve Filipinler gibi bölgesel müttefiklerle istihbarat paylaşımını ve ortak deniz devriyelerini de gündeme getirdiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tayvan’daki gelişmeler, Türkiye’nin doğrudan tarafı olmadığı bir krizi işaret etse de, küresel silahlanma dinamikleri açısından önemli sinyaller taşıyor. ABD’nin HIMARS gibi yüksek teknoloji silah sistemlerini Tayvan’a hızla transfer etmesi, benzer askeri yardım mekanizmalarının diğer bölgelerde de örneklendiğini gösteriyor. Türkiye, kendisinin de modern roket ve füze sistemlerinde (TRG-300, BORA gibi) yerli üretim kabiliyetine sahip olması nedeniyle, bu tür sistemlerin caydırıcılık rolünü yakinen takip ediyor. Doğu Akdeniz’de olduğu gibi Tayvan Boğazı’nda da deniz gücü ve kıyı savunması kritik önem taşıyor. Türkiye, Tayvan’daki tatbikatın Asya-Pasifik’te tırmanan gerilimin bir parçası olduğunu ve çok kutuplu dünyada silahlanma yarışının hızlandığını gösterdiğini not ediyor. Dolayısıyla Ankara, bu tür bölgesel çatışmaların potansiyel domino etkisini ve silah transferi politikalarının NATO ve müttefikler arasında yarattığı tartışmaları dikkatle izlemektedir.