Tayland Başbakanı Paetongtarn Shinawatra, Tayland ve Kamboçya arasındaki deniz sınırı uyuşmazlığının çözümü için Birleşmiş Milletler'in (BM) arabuluculuğuna hazır olduklarını açıkladı. Başbakan, Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile yaptığı görüşmede Tayland'ın Kıta Sahanlığı'nın (TS) sınırlandırılması konusunda BM arabuluculuğuna sıcak baktığını belirtti. İki ülke, Tayland Körfezi'ndeki doğal kaynak rezervlerini de etkileyen bu anlaşmazlığı yıllardır çözüme kavuşturamamıştı.
Gelişmenin arka planı
Tayland ve Kamboçya arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, iki ülkenin Kıta Sahanlığı iddialarının çakışmasından kaynaklanıyor. Tayland Körfezi'nde yer alan bölge, potansiyel petrol ve doğalgaz rezervleri açısından stratejik öneme sahip. İki ülke arasında 2001 yılında imzalanan bir Mutabakat Zaptı (MoU) bulunuyor ancak bu anlaşma sınırların kesin çizilmesini sağlayamadı. Taylandlı yetkililer, BM arabuluculuğunun tarafların egemenlik haklarını koruyarak adil bir çözüm bulunmasına yardımcı olacağını düşünüyor.
Tayland Başbakanı Paetongtarn Shinawatra, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmek amacıyla 6-7 Şubat 2025 tarihlerinde Kamboçya'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret kapsamında Hun Manet ile bir araya gelen Tayland Başbakanı, deniz sınırı uyuşmazlığı konusunda BM arabuluculuğu teklifini gündeme getirdi. Tayland Dışişleri Bakanı Maris Sangiampongsa, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Tayland, BM arabuluculuğu da dahil olmak üzere tüm barışçıl çözüm yollarına açıktır” ifadelerini kullandı. Kamboçya tarafı ise henüz net bir yanıt vermedi ancak ikili diyaloğa devam edileceğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Tayland Körfezi'ndeki bu uyuşmazlık, Güneydoğu Asya'da deniz sınırı anlaşmazlıklarının sadece bir örneği. Bölgede Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddiaları başta olmak üzere birçok deniz yetki alanı ihtilafı bulunuyor. Tayland ve Kamboçya arasındaki anlaşmazlığın BM arabuluculuğu ile çözülmesi, bölgesel istikrar açısından önemli bir örnek teşkil edebilir. Enerji kaynaklarına erişim ve deniz güvenliği konularının ön plana çıktığı bu süreç, uluslararası hukukun deniz sınırlarının çözümünde ne kadar etkili olduğunu da gösterecek.
Tayland, BM arabuluculuğunu kabul ederek uluslararası hukuka bağlılığını vurgulamış oldu. Bu adım, başta ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere Batılı ülkelerden olumlu tepki alabilir. Diğer yandan Kamboçya'nın Çin ile yakın ilişkileri, taraflar arasındaki güç dengesini etkileyebilir. Çin, bölgedeki deniz anlaşmazlıklarında kendi çıkarlarını gözetirken komşu ülkeler arasındaki ihtilafları da yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'de benzer deniz yetki alanı anlaşmazlıkları yaşayan bir ülke olarak, Tayland-Kamboçya uyuşmazlığında BM arabuluculuğu girişimini yakından izlemektedir. Uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl çözüm mekanizmalarının işletilmesi, Türkiye'nin kendi deniz sınırı sorunlarında da uluslararası hukuka olan güvenini artırabilir. Ayrıca Asya-Pasifik bölgesindeki enerji kaynaklarına erişim ve deniz güvenliği meseleleri, Türkiye'nin de küresel ticaret yolları üzerindeki stratejik konumuyla bağlantılıdır. Bölgede kalıcı bir çözümün sağlanması, Türk dış politikasının çok taraflı diplomasiye verdiği desteği pekiştirebilir.