Aşırı sıcak hava dalgaları dünya genelinde tarım işçilerini açık havada çalışmayı giderek daha tehlikeli hale getirirken, bu kesimi bekleyen daha az görünür bir tehdit daha var: çevrelerindeki mahsuller üzerinde kullanılan pestisitler. Yükselen sıcaklıklar bu kimyasalların daha hızlı buharlaşmasına neden oluyor ve vücutları zaten sıcaklıkla mücadele ederken işçilerin maruziyetini artırıyor. Uzmanlar, bu ‘çifte keskin kılıcın’ tarım işçilerinin sağlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin arka planı
İklim değişikliğiyle birlikte küresel sıcaklıklar artmaya devam ediyor. Özellikle tarım sektöründe çalışan milyonlarca insan, hasat mevsiminde uzun saatler boyunca güneşin kavurucu sıcaklığına maruz kalıyor. Bu durum başlı başına bir sağlık riski oluştururken, sıcaklığın pestisitlerin davranışını da değiştirdiği biliniyor. Yüksek sıcaklıklarda pestisitlerin buharlaşma hızı artıyor; bu da kimyasalların havada daha uzun süre kalmasına ve işçilerin solunum yoluyla ya da cilt temasıyla daha fazla maruz kalmasına yol açıyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden çevre sağlığı bilimci Dr. Asa Bradman, “Sıcaklık arttıkça pestisitlerin atmosfere karışma oranı da artıyor. İşçiler hem sıcak çarpması riskiyle hem de daha yüksek kimyasal maruziyetiyle karşı karşıya kalıyor” diyor.
Yapılan araştırmalar, pestisit maruziyetinin akut zehirlenmelere, solunum problemlerine, cilt tahrişlerine ve uzun vadede kanser, nörolojik hastalıklar gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini gösteriyor. Tarım işçileri, gelişmiş ülkelerde bile çoğu zaman bu kimyasalların etkilerinden yeterince korunamıyor. Özellikle mevsimlik işçiler, koruyucu ekipman eksikliği ve yetersiz eğitim nedeniyle daha büyük risk altında.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu sorun yalnızca gelişmekte olan ülkelerle sınırlı değil. Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti, dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olmasına rağmen, tarım işçileri pestisit maruziyeti ve aşırı sıcaklık nedeniyle her yıl onlarca ölümle karşılaşıyor. Avrupa'da da durum farklı değil; İspanya'nın güneyi ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde çalışan göçmen işçiler, benzer risklerle boğuşuyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, iklim değişikliğinin tarım sektöründe çalışan işçiler üzerindeki etkisi giderek artıyor ve bu durum; gıda güvenliği, göç ve toplumsal eşitsizlik gibi küresel meselelerle yakından bağlantılı.
Uzmanlar, pestisit kullanımının azaltılması ve işçi sağlığını koruyacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Organik tarım uygulamaları ve entegre zararlı yönetimi gibi alternatifler öne çıkarken, iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için işçi hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi kritik önem taşıyor. Sıcak hava dalgalarında çalışma saatlerinin düzenlenmesi, gölge alanların oluşturulması ve düzenli su molaları verilmesi gibi önlemler, hem sıcaklık hem de pestisit maruziyetini azaltmada etkili olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarım sektöründe önemli bir oyuncu olup, mevsimlik tarım işçileri açısından da yoğun bir ülke konumunda. Suriye'den gelen mülteciler ve Güneydoğu Anadolu'dan mevsimlik göç eden işçiler, aşırı sıcaklarda pestisitlere maruz kalma riskiyle karşı karşıya. Bu durum, işçi sağlığı açısından olduğu kadar, ülkenin tarım ihracatının sürdürülebilirliği açısından da kritik. Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum stratejileri içinde tarım işçilerinin korunmasına yönelik politikalar geliştirmesi, hem insani hem de ekonomik açıdan önem taşıyor. Ayrıca, pestisit kullanımının azaltılması ve iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, Avrupa Birliği ile ticarette de rekabet avantajı sağlayabilir.