İngiltere'nin ünlü Epping Forest bölgesinde, sosyal medyanın mantar toplayıcılığını teşvik etmesiyle birlikte, ekosistemin zarar gördüğü endişeleri artıyor. Uzmanlar, doğa severleri ve özellikle internetten öğrendikleri bilgilerle mantar toplamaya heveslenenleri, bu alışkanlıktan vazgeçmeye çağırıyor. Yetkililer, mantarların yalnızca fotoğraflanmasını ve doğada bırakılmasını önererek, 'Tıkla, toplama' sloganını yaygınlaştırmaya çalışıyor. Bu uyarı, yalnızca mantar popülasyonunu değil, mantarların bağlı olduğu karmaşık yeraltı ağlarını ve dolayısıyla tüm orman ekosistemini korumayı hedefliyor. BBC'nin haberine göre, Epping Forest'ın yönetiminden sorumlu City of London Corporation, bu konuda farkındalık yaratmak için harekete geçti.
Gelişmenin arka planı: Sosyal medya ve mantar toplama çılgınlığı
Son yıllarda özellikle Instagram, TikTok ve Facebook grupları üzerinden yayılan mantar keşifleri, doğa yürüyüşçülerini ve amatör toplayıcıları ormanlara çekiyor. Epping Forest, Londra'nın hemen kuzeydoğusunda yer alan, 2 bin 400 hektarlık eski bir kraliyet ormanı olarak, çok çeşitli mantar türüne ev sahipliği yapıyor. Ancak bu çeşitlilik, bilinçsiz toplama nedeniyle tehdit altına girdi. City of London Corporation'ın Yeşil Alanlar Sorumlusu Graeme Doshi-Smith yaptığı açıklamada, mantarların orman ekosisteminin temel taşlarından olduğunu, bitkilerin besin alışverişi yaptığı mikorizal ağların kurumasına yol açan aşırı toplanmanın, yalnızca mantar türlerini değil, ağaçlar dahil birçok canlının yaşamını olumsuz etkilediğini vurguladı.
Uzmanlar, özellikle mantarların toprak üstünde görünen kısımlarının (şapka ve gövde) aslında organizmanın yalnızca meyve veren kısmı olduğunu, asıl canlının toprak altında kilometrelerce yayılabilen ipliksi yapılar (miselyum) olduğunu hatırlatıyor. Bu miselyum ağları, ağaç kökleriyle simbiyotik ilişkiler kurarak ormanın besin döngüsünü sağlıyor. Mantarların sökülmesi, bu hassas ağlara zarar vererek ekosistemin dengesini bozuyor. Ayrıca, bilinçsiz toplama sonucu zehirli mantarların tüketilmesi, her yıl ciddi zehirlenme vakalarına neden oluyor. Yalnızca İngiltere'de değil, tüm dünyada bu tür olaylar, mantar toplama rehberlerinin daha fazla gündeme gelmesini sağlıyor. Epping Forest'taki yetkililer, bu nedenle 'Tıkla, toplama' kampanyasını başlatarak, ziyaretçilerin mantarların fotoğraflarını çekip sosyal medyada paylaşmasını, ancak toplamaktan kaçınmasını istiyor. Kampanyanın bir parçası olarak ormanda bilgilendirici tabelalar yerleştirilirken, özellikle mantar popülasyonunun yoğun olduğu sonbahar aylarında gönüllü ekipler de bilgilendirme yapıyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Sınır aşan bir çevre sorunu
Bu durum, yalnızca Epping Forest'a özgü değil. Dünya genelinde ormanlık alanlarda mantar toplama turizmi ve amatör toplayıcılık, özellikle gastronomi trendlerinin etkisiyle arttı. Kuzey Avrupa ülkelerinde, hatta Türkiye'de de benzer sorunlar yaşanıyor. Ekosistem üzerindeki baskı, biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açarken, iklim değişikliğinin etkileriyle birleşince orman sağlığı üzerindeki risk daha da büyüyor. Avrupa'da bazı ülkeler, mantar toplamayı düzenleyen yasalara sahipken, İngiltere'de bu konudaki kurallar oldukça gevşek. Epping Forest'ın özel koruma statüsüne rağmen, kişisel kullanım için makul miktarda toplama yasal olarak serbest. Ancak uzmanlar, sosyal medyanın etkisiyle bu 'makul miktarın' aşıldığını ve sürdürülebilirliğin tehlikeye girdiğini savunuyor. Bu nedenle yerel yönetimlerin, ekosistemi korumak için daha katı kurallar üzerinde çalışması gündemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye'nin zengin mantar çeşitliliğine sahip ormanlarında da benzer bir tehdit olduğunu hatırlatıyor. Özellikle son yıllarda yöresel mantarlara olan ilgi, turizm ve gastronomi alanında artıyor. Ancak bilinçsiz toplama, Türkiye'nin orman ekosistemlerini ve biyolojik çeşitliliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, Türkiye'de de mantar toplama konusunda farkındalık kampanyaları düzenlenmesi ve yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, bu tür önlemler yalnızca İngiltere için değil, küresel ölçekte orman sağlığının korunması açısından önem taşıyor. Türkiye, orman varlığı ve biyolojik çeşitliliği ile bu konuda duyarlı davranmalıdır.