Taliban yönetimi, Afganistan genelinde BBC'nin televizyon ve radyo yayınlarını askıya aldığını duyurdu. Şubat 2025'te alınan karar, ülkedeki bağımsız basına yönelik baskıların son örneği olarak değerlendiriliyor. BBC, kararın gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığını belirtirken, Taliban yetkilileri henüz kamuoyu önünde bir açıklama yapmadı. Yayınların durdurulması, Afganistan'da haber alma özgürlüğünü daha da kısıtlıyor.
Basına Yönelik Baskıların Arka Planı
Taliban, Ağustos 2021'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana medya üzerindeki denetimini kademeli olarak artırdı. Önce yerel haber kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar getirildi; birçok gazeteci gözaltına alındı, bazıları işlerini kaybetti. Son aylarda ise uluslararası yayın kuruluşlarına yönelik adımlar hız kazandı. BBC'nin yanı sıra Voice of America ve diğer bazı uluslararası kanalların yayınları da kesintiye uğradı. Taliban yönetimi, medya kuruluşlarından "İslami değerlere ve Afgan kültürüne uygun" yayın yapmalarını talep ediyor; ancak bu taleplerin nasıl denetleneceğine dair şeffaf bir mekanizma bulunmuyor.
BBC, Afganistan'da uzun yıllardır hem Peştuca hem de Darice yayın yaparak geniş bir dinleyici kitlesine ulaşıyordu. Özellikle kırsal bölgelerde, okuma yazma oranının düşük olduğu kesimler için radyo yayınları hayati bir bilgi kaynağı işlevi görüyordu. Yayınların durdurulması, bu kitlelerin güvenilir haber alma imkanını ortadan kaldırıyor. Uluslararası gazeteci örgütleri, kararı kınayarak Taliban'ı ifade özgürlüğünü sistematik olarak ihlal etmekle suçladı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Afganistan'ı gazeteciler için dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
BBC yayınlarının askıya alınması, Afganistan'ın uluslararası toplumla ilişkilerinde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Batılı ülkeler, Taliban yönetimini tanımak için basın özgürlüğü, kadın hakları ve kapsayıcı bir hükümet gibi koşullar öne sürüyor. Ancak Taliban, bu talepleri yerine getirmekten uzak duruyor. Son karar, özellikle insani yardım kuruluşlarının ve BM'nin Afganistan'daki faaliyetlerini yürütürken karşılaştığı zorlukları artırabilir. Bölgesel aktörler ise farklı bir tutum izliyor: Pakistan, İran ve Orta Asya cumhuriyetleri, Taliban ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Ancak bu ülkelerin de basın özgürlüğü konusunda Taliban'a baskı yapma konusunda istekli olmadıkları gözlemleniyor.
Uzmanlar, Taliban'ın bu tür adımlarla iç kamuoyunu kontrol altında tutmayı ve muhalif sesleri susturmayı hedeflediğini belirtiyor. Ancak yayın yasağının uzun vadede ters etki yapabileceği, halkın yeraltına inen iletişim kanallarına yönelmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Afganistan'da internet kullanımı sınırlı olsa da, uydu yayınları ve çevrimiçi platformlar üzerinden haber alma çabaları sürebilir. BBC'nin yayınlarına devam edip etmeyeceği ise belirsizliğini koruyor; kuruluş, gelişmeleri yakından takip ettiğini ve durumu değerlendirdiğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da istikrarın korunmasına ve insani yardımların ulaştırılmasına önem veriyor. BBC gibi uluslararası yayın kuruluşlarının kısıtlanması, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak güç imajını ve bilgi akışını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Taliban'ın medya üzerindeki baskısı, Türkiye'nin Afgan mülteciler konusundaki işbirliği ve sınır güvenliği meselelerinde dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye, basın özgürlüğü vurgusu yapmaktan kaçınarak pragmatik bir diplomasi izlese de, istikrarsız bir Afganistan, bölgesel göç dalgalarını tetikleme riski taşıyor.