Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da sakinler, yeni patlamalar duyduklarını bildirdi. Patlamaların ardından ilk değerlendirmelerde bulunan yetkililer, saldırıların Yemen'deki İran destekli Husi isyancıları tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu gelişme, bölgede aylardır süren gerginliğin yeniden tırmanmasına yol açtı. Henüz resmi bir açıklama yapılmazken, can kaybı veya maddi hasara ilişkin bilgi verilmedi.
Gelişmenin arka planı
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015 yılından bu yana Yemen'de İran destekli Husi isyancılarına karşı askeri operasyon düzenliyor. Husi güçleri, zaman zaman Suudi topraklarına balistik füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırılar gerçekleştiriyor. Özellikle Riyad ve güneydeki Cizan gibi şehirler bu saldırıların hedefi oldu. Son olarak, geçtiğimiz aylarda da benzer saldırılar düzenlenmiş, Suudi hava savunma sistemleri bazı füzeleri engellemişti. Ancak bu kez patlamaların şehir merkezinde duyulması, halk arasında endişeye neden oldu.
Husi yetkilileri henüz saldırıyı üstlenmiş değil. Ancak Suudi yetkililer, saldırıların ardında Husi milislerinin olduğunu belirtiyor. Yemen'deki iç savaş, 2014 yılında Husi isyancılarının başkent Sanaa'yı ele geçirmesiyle başladı. Suudi Arabistan, meşru Yemen hükümetini desteklemek amacıyla 2015'te koalisyon güçleriyle müdahale etti. Savaş, binlerce sivilin ölümüne ve büyük bir insani krize yol açtı. Birleşmiş Milletler, Yemen'de dünyanın en büyük insani krizinin yaşandığını vurguluyor.
Son dönemde Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve İran'ın Husilere verdiği destek iddiaları, barış sürecini zorlaştırıyor. Suudi Arabistan, İran'ı bölgede istikrarsızlık yaratmakla suçlarken, İran bu suçlamaları reddediyor. Riyad'daki patlamalar, ateşkes çabalarına darbe vurabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Riyad'a yönelik saldırılar, sadece Suudi Arabistan'ı değil, tüm Körfez bölgesini ve küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve saldırılar, petrol arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırabilir. Son yıllarda Husi saldırıları, zaman zaman petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oldu. Ayrıca, ABD ve Avrupa ülkeleri, Suudi Arabistan'ın güvenliğine verdikleri önemi yineleyerek, saldırıları kınadı. Ancak özellikle Biden yönetimi döneminde ABD-Suudi ilişkilerinde yaşanan soğukluk, Körfez'de güvenlik dengelerini etkiliyor.
İran ile Suudi Arabistan arasındaki rekabet, Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan gibi ülkelerde vekalet savaşlarına sahne oluyor. Çin'in arabuluculuğunda Mart 2023'te varılan anlaşma ile iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler yeniden tesis edildi. Ancak bu anlaşma, Husilerin Suudi topraklarına yönelik saldırılarını tamamen durdurmadı. Uzmanlar, İran'ın Husiler üzerindeki etkisini sürdürdüğünü ve bu saldırıların bölgesel pazarlıklarda bir araç olarak kullanılabileceğini belirtiyor.
Uluslararası toplum, Yemen'de kapsamlı bir siyasi çözüm için taraflara çağrıda bulunuyor. BM Yemen Özel Temsilcisi, son haftalarda taraflar arasında mekik diplomasisi yürütüyor. Ancak Riyad'daki patlamalar, bu çabaları zora sokabilir. Suudi Arabistan, saldırılara karşılık olarak Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik hava saldırılarını artırabilir. Bu da sivil kayıpları ve insani krizi derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümü ve ateşkesi destekleyen bir tutum sergiliyor. Riyad'a yönelik saldırılar, Körfez'de istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin bölgesel ticaret ve enerji güvenliği çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Bu tür saldırılar, bölgesel gerilimi tırmandırarak Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Husi saldırıları Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarını tehdit ederek Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticaret ve enerji sevkiyatını riske atabilir. Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığı sınırlı olsa da, istikrarsızlık Türk ekonomisi ve güvenliği için risk oluşturuyor.