İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da yer alan Tulkarm mülteci kampından yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüşünü reddettiğini açıkladı. Netanyahu, kamp sakinlerini 'terörist' olarak nitelendirerek, Ocak ayında başlatılan 'Demir Duvar' askeri operasyonu sırasında evlerinden edilen Filistinlilerin geri dönüşünü engelleme sözü verdi. Bu açıklama, İsrail mahkemesinin söz konusu kişilerin geri dönüşü için bir takvim belirlenmesi talimatı vermesinin ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in Ocak ayında Batı Şeria'nın kuzeyinde başlattığı 'Demir Duvar' operasyonu, bölgede geniş çaplı yıkıma ve binlerce Filistinlinin yerinden edilmesine yol açtı. Tulkarm mülteci kampı, operasyonun en yoğun yaşandığı bölgelerden biri oldu. İsrail güçleri, kampta silahlı militanlara yönelik operasyon düzenlediklerini savunurken, Filistinliler bu iddiaları reddediyor ve operasyonun sivil altyapıyı hedef aldığını belirtiyor.
İsrail mahkemesi, yerinden edilen Filistinlilerin geri dönüşü için bir takvim belirlenmesine karar verdi. Ancak Netanyahu, mahkeme kararına rağmen kamp sakinlerinin dönüşüne izin vermeyeceğini açıkladı. Netanyahu, 'Tulkarm kampı sakinleri teröristtir ve evlerine dönmelerine izin verilmeyecek' ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail'in uluslararası hukuka aykırı uygulamalarını meşrulaştırma çabası olarak yorumlanıyor.
Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri, Netanyahu'nun açıklamalarını kınadı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in toplu cezalandırma politikası izlediğini ve bunun savaş suçu teşkil ettiğini belirtti. Uluslararası Af Örgütü de yerinden edilen sivillerin geri dönüşünün engellenmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Netanyahu'nun açıklamaları, İsrail'in Batı Şeria'daki politikalarının uluslararası alanda daha fazla tepki çekmesine neden olabilir. ABD yönetimi, İsrail'in yerleşim faaliyetleri ve Filistinlilere yönelik uygulamaları konusunda zaman zaman eleştirilerde bulunsa da, somut adım atmaktan kaçınıyor. Avrupa Birliği ise İsrail'e yönelik eleştirilerini artırma eğiliminde.
Bu gelişme, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan tutumunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Tulkarm kampı, 1950'lerden bu yana Filistinli mültecilere ev sahipliği yapıyor ve yaklaşık 20 bin kişi yaşıyor. Kamp, yıllar içinde İsrail güçlerinin sık sık operasyon düzenlediği bir bölge haline geldi. Son operasyonla birlikte kampta büyük yıkım meydana geldi ve altyapı ciddi zarar gördü.
Uluslararası toplum, İsrail'in Filistinlilere yönelik ihlallerine karşı etkili bir yaptırım uygulamaktan uzak duruyor. BM Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlar İsrail tarafından uygulanmıyor. Bu durum, Filistinlilerin yaşadığı insani krizin derinleşmesine yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, İsrail'in Tulkarm kampı sakinlerine yönelik tutumunu yakından takip ediyor. Netanyahu'nun 'terörist' nitelendirmesi ve geri dönüş yasağı, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmasına neden olabilir. Türkiye, BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda İsrail'in uygulamalarını gündeme getirmeye devam edecektir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin güvenlik kaygılarını da etkiliyor; Batı Şeria'daki tırmanma, Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgası yaratabilir. Türkiye, Filistinli mültecilere yönelik insani yardımlarını sürdürürken, İsrail'in bu tür eylemlerinin uluslararası hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini savunuyor.