İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in vefatının ardından başkent Tahran'da yas tutan binlerce kişi sokaklara akın ederken, kentin önemli bir kesimi ise tam tersi bir tepki vererek şehirden kaçış yolunu seçti. Sosyal medyada paylaşılan tatil fotoğrafları, İran toplumundaki derin siyasi ve ideolojik bölünmüşlüğü bir kez daha gözler önüne seriyor. Hamaney'in ölümü, rejime sadık kitleler için büyük bir kayıp anlamına gelirken, muhalif kesimler için ise 40 yıllık baskıcı rejimin sembol isminin sonu olarak değerlendiriliyor. İran devlet televizyonu, yas törenlerini geniş şekilde yayınlarken, kimi vatandaşların kaçışını eleştiren yorumlar yapılıyor.
Hamaney'in Mirası ve İran Siyaseti
Ayetullah Ali Hamaney, 1989'dan bu yana İran'ın en üst dini ve siyasi otoritesiydi. Onun liderliği, ülkenin 1979 devriminden sonraki en uzun süreli iktidarı olarak kayıtlara geçti. Hamaney döneminde İran, nükleer programı, bölgesel vekil güçleri (Hizbullah, Husiler, Haşdi Şabi) ve Batı ile gergin ilişkileriyle tanındı. Ekonomik yaptırımlar, yolsuzluk ve genç nüfusun işsizlik sorunu, rejime yönelik iç muhalefeti besledi. 2019 ve 2022'deki kitlesel protestolar, Hamaney yönetiminin meşruiyetine ciddi darbe vurmuştu. Ölümünün ardından yerine kimin geçeceği, İran'ın iç ve dış politikasının geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Yankılar
Hamaney'in ölümü, Ortadoğu'da İran'ın etki alanındaki ülkelerde endişeyle karşılanırken, Suudi Arabistan ve İsrail gibi rakipler için yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. ABD ve Avrupa Birliği, İran'ın nükleer programı ve vekil güçleri üzerindeki kontrolünün zayıflayabileceği ihtimaline karşı dikkatli bir bekleyiş içinde. Rusya ve Çin ise İran'ın yeni lideriyle ilişkilerini sürdürme eğiliminde. Bölgedeki dengeler, İran'ın iç siyasetindeki bu değişimden doğrudan etkilenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki liderlik değişimi, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Komşu ülkedeki istikrarsızlık, sınır güvenliği, terörle mücadele ve göç akınları açısından tehdit oluşturabilir. Öte yandan, İran'ın yeni yönetiminin daha pragmatik bir dış politika izlemesi, enerji ticareti ve bölgesel işbirliği (Suriye, Irak, Kafkaslar) için yeni kapılar açabilir. Türkiye, İran'da rejim değişikliği yerine istikrarlı bir yönetimi tercih ederken, Hamaney sonrası dönemde diplomatik temaslarını yoğunlaştırarak kendi çıkarlarını korumaya çalışacak.