Himalayalar'ın güney yamaçlarında ani bir sel felaketi yaşandı. Nepal ve Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde etkili olan sel ve toprak kaymaları nedeniyle en az 165 kişi hayatını kaybetti, 1.300'den fazla kişiden ise haber alınamıyor. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ediyor. Felaketin, dün gece bölgede etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana geldiği bildirildi. Nepal'in Sindhupalchok bölgesi başta olmak üzere birçok yerleşim yeri sular altında kaldı. Çin tarafında ise Zhangmu ve Nyalam sınır kasabalarında büyük hasar oluştu. Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Felaketin arka planı: İklim değişikliği ve coğrafi kırılganlık
Himalaya bölgesi, dünyanın en kırılgan ekosistemlerinden birine sahip. Artan küresel sıcaklıklar, Himalaya'daki buzulların erimesini hızlandırıyor. Bilim insanları, buzul göllerinin taşması sonucu oluşan ani sellerin (GLOF) bu bölgede giderek daha sık yaşanacağı uyarısında bulunuyor. Nepal'deki Thame köyünde geçen hafta da benzer bir olay yaşanmış, buzul gölü taşması sonucu köyün bir kısmı sular altında kalmıştı. Bu felaket, iklim değişikliğinin bölgede yarattığı tehdidi bir kez daha gözler önüne serdi.
Nepal'in başkenti Katmandu'ya yakın bölgelerde etkili olan sel, birçok köyü ve kasabayı vurdu. Özellikle Sindhupalchok bölgesi, Araniko Karayolu üzerindeki köprülerin yıkılması nedeniyle ulaşıma kapandı. Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterlerle bölgeye sevk edildi. Çin tarafında ise Tibet Özerk Bölgesi'nin Nyalam ilçesinde çok sayıda ev yıkıldı. Çin resmi haber ajansı Xinhua, en az 25 kişinin öldüğünü, 1.000'den fazla kişinin kayıp olduğunu duyurdu. Nepal İçişleri Bakanlığı ise kayıp sayısını 300 olarak açıkladı.
Bölgede kurtarma çalışmalarına Nepal ve Çin ordularından toplam 5 bin asker katılıyor. Ancak kötü hava koşulları ve bozulan yollar nedeniyle çalışmalar güçlükle ilerliyor. Yetkililer, kayıp sayısının artabileceğini belirtiyor. Nepal'in eski başbakanı K.P. Sharma Oli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda felaketin boyutlarının büyük olduğunu ve uluslararası yardım çağrısında bulunulması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim değişikliği ve sınır aşan etkiler
Himalayalar, Asya'nın su kulesi olarak biliniyor. Indus, Ganj ve Brahmaputra gibi büyük nehirlerin kaynağını oluşturan bu dağlar, milyarlarca insana su sağlıyor. Ancak iklim değişikliği nedeniyle buzullar hızla eriyor. Bu durum, hem ani sel riskini artırıyor hem de uzun vadede su kıtlığına yol açabilir. Bilim insanları, 2100 yılına kadar Himalaya buzullarının üçte ikisinin eriyebileceğini öngörüyor. Bu da bölge ülkeleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Çin ve Nepal, Himalayalar'ı paylaşan iki ülke olarak bu tür felaketlerle sık sık karşı karşıya kalıyor. İki ülke arasında sınır aşan iş birliği mekanizmaları mevcut ancak uzmanlar bu tür afetlere hazırlık konusunda daha fazla iş birliği yapılması gerektiğini vurguluyor. Nepal, bu tür felaketlerle mücadelede uluslararası toplumdan daha fazla destek bekliyor. Birleşmiş Milletler, bölgeye acil yardım ekipleri göndermeye hazır olduğunu açıkladı.
Bölgedeki deprem riski de durumu daha da karmaşık hale getiriyor. 2015 yılında Nepal'de meydana gelen yıkıcı deprem, binlerce insanın ölümüne neden olmuştu. Himalayalar, tektonik olarak aktif bir bölge olması nedeniyle hem deprem hem de iklim kaynaklı afet riskiyle karşı karşıya. Bu durum, bölge ülkelerinin afet yönetimi kapasitelerini güçlendirmesini zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Himalaya'daki bu felaket, Türkiye'nin afet yönetimi ve insani yardım konusundaki deneyimini uluslararası platformda sergilemesi açısından bir fırsat sunuyor. Türkiye, geçmişte Nepal'de yaşanan depremlerin ardından arama kurtarma ekipleri göndermiş ve yardım sağlamıştı. Bu tür felaketlerde Türkiye'nin AFAD ve Kızılay gibi kurumları önemli bir birikime sahip. Ayrıca, iklim değişikliğinin sınır tanımayan etkileri Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinin etkilerini en fazla hissedecek ülkelerden biri olarak, benzer felaketlere karşı hazırlıklı olmalı ve uluslararası iş birliğini güçlendirmelidir.