İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen devlet cenaze töreninde, ülkenin dini lideri Ali Hamenei'nin naaşı toprağa verilirken, binlerce yaslı İranlı 'intikam' sloganları attı. Middle East Eye'ın canlı yayınında yer alan habere göre, tören sırasında kalabalıktan yükselen sloganlar, İran'ın bölgesel politikaları ve son dönemde artan gerginlikler bağlamında dikkat çekti. Hamenei, İran İslam Cumhuriyeti'nin 1989'dan bu yana ikinci dini lideriydi ve 85 yıllık yaşamının ardından 2025 yılının ilk aylarında hayatını kaybetti. Cenaze töreni, İran yönetiminin halk nezdindeki meşruiyetini ve bölgesel güç dinamiklerini yansıtan bir gösterge olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ali Hamenei, 17 yıl süren cumhurbaşkanlığının ardından 1989'da Ruhullah Humeyni'nin ölümüyle dini liderlik makamına geçmişti. Onun yönetimi altında İran, nükleer programını geliştirdi, Suriye iç savaşında Beşşar Esed rejimini askeri ve mali olarak destekledi, Yemen'de Husilere lojistik yardım sağladı ve Lübnan'daki Hizbullah'ı güçlendirdi. Hamenei'nin ölümü, İran siyasetinde bir devrin sonu anlamına gelirken, yerine kimin geçeceği merak konusu. Uzman Şii din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin, mevcut cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ya da Hamenei'nin oğlu Mücteba Hamenei gibi isimler arasında bir seçim yapması bekleniyor. Cenaze törenindeki sloganlar, İran'ın özellikle İsrail ve ABD'ye yönelik sert retoriğini sürdürme niyetinde olduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamenei'nin ölümü, Ortadoğu'da İran'ın jeopolitik etkisi açısından bir dönüm noktası. İran'ın nükleer müzakereleri, Suudi Arabistan ile normalleşme süreci ve İsrail'e karşı gerginlikler bu gelişmeyle yeniden şekillenebilir. Batılı analistler, İran'da yeni liderin daha pragmatik veya daha ideolojik olabileceğini belirtiyor. Sloganlardaki 'intikam' vurgusu, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve İsrail'in Suriye ve İran hedeflerine düzenlediği suikast operasyonlarının yarattığı öfkeyi yansıtıyor. Bölgedeki Şii gruplar ve Husiler, Hamenei'ye bağlılıklarını bildirirken, Sünni Arap ülkeleri tedbirli bir yaklaşım sergiliyor. Bu değişim, enerji piyasalarında da dalgalanmalara neden oldu; petrol fiyatları kısa süreli yükseliş yaşadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hamenei sonrası İran'da yaşanacak liderlik değişimi, Türkiye'nin Kafkasya'dan Basra Körfezi'ne uzanan bir bölgede çok boyutlu politikalarını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran'ın nükleer dosyası ve PKK/YPG'ye karşı ortak mücadele gibi konularda iş birliğini sürdürmek istiyor. Ancak yeni liderin daha sert bir çizgi benimsemesi, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığına yönelik tehditleri artırabilir. Ekonomik açıdan ise Türkiye'nin İran doğalgazına bağımlılığı, olası bir krizde Ankara'yı zorlayabilir. Bölgesel dengeleri sarsma potansiyeli taşıyan bu gelişme, Türk dış politikasının manevra kabiliyetini test edecek.