Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci, İran'ın eski Lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin cenaze törenine beklenmedik bir şekilde katıldı. Tahran'da düzenlenen törende el-Hureyci, İranlı yetkililerle bir araya gelerek taziye dileklerini iletti. Bu ziyaret, Suudi Arabistan ile İran arasında geçen yıl başlayan normalleşme sürecinin en somut diplomatik adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, 2016 yılında Suudi Arabistan'ın İran'daki büyükelçiliğine düzenlenen saldırı sonrası kopma noktasına gelmişti.
Normalleşme Sürecinde Yeni Bir Adım
Suudi Arabistan ve İran, yıllardır bölgesel nüfuz mücadelesi veren iki bölgesel güç. Özellikle Yemen, Suriye ve Irak gibi ülkelerde farklı tarafları destekleyen bu iki ülke, Çin arabuluculuğunda Mart 2023'te anlaşma sağlayarak diplomatik ilişkileri yeniden başlatma kararı aldı. El-Hureyci'nin Humeyni'nin cenazesine katılımı, bu anlaşmanın ardından atılan en yüksek düzeyli diplomatik adım olarak öne çıkıyor. Humeyni, 1979 İran Devrimi'nin lideri ve İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu. Onun cenaze törenine bir Suudi yetkilinin katılması, tarihsel düşmanlık ve ideolojik farklılıklara rağmen normalleşme iradesinin devam ettiğini gösteriyor.
Törende el-Hureyci, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile görüştü. Suudi yetkilinin ziyareti, İran devlet televizyonunda geniş yer buldu ve iki ülke arasındaki buzların erimekte olduğu şeklinde yorumlandı. İranlı yetkililer, bu ziyareti iki ülke arasındaki saygının ve iyi niyetin bir işareti olarak selamladı.
Bölgesel Dengeler ve Küresel Yansımalar
Suudi-İran normalleşmesi, Orta Doğu'da önemli jeopolitik değişimlere yol açıyor. Bu süreç, ABD'nin bölgedeki etkisini sorgularken, Çin'in arabuluculuk rolünü pekiştiriyor. Ayrıca Yemen'deki savaşın sona erdirilmesi, Lübnan'daki istikrarsızlık ve Suriye'nin yeniden inşası gibi konularda işbirliğini mümkün kılabilir. Suudi Arabistan, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda endişelerini sürdürse de, diyalog kanalını açık tutmanın krizi yönetmek için daha etkili olduğunu düşünüyor. İran ise ekonomik yaptırımların hafifletilmesi ve bölgesel izolasyonun kırılması için Suudi Arabistan ile ilişkilerin düzelmesine ihtiyaç duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ve İran arasındaki normalleşme sürecini yakından takip ediyor. İki ülke ile de karmaşık ilişkilere sahip olan Türkiye, özellikle Suriye ve Irak'taki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Suudi-İran uzlaşması, Türkiye'nin bölgesel politikalarını daha esnek bir zeminde yürütmesine olanak tanıyabilir. Ancak İran'ın nükleer programı ve Suudi Arabistan'ın Körfez'deki askeri varlığı gibi konular Türkiye'nin güvenlik hesaplarını hala meşgul ediyor. Ankara, bu süreçte hem Riyad hem de Tahran ile dengeli ilişkiler sürdürerek bölgesel çıkarlarını korumaya çalışıyor. Cenaze ziyareti, Türkiye'nin de dahil olduğu Orta Doğu'daki yeni denklemlerin habercisi olarak okunabilir.