Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, başkent Riyad'ın güneyindeki Al-Kharj kentinde bir füzenin hava savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu duyurdu. Koalisyon sözcüsü, füzenin yerel saatle akşam saatlerinde ateşlendiğini ve herhangi bir can kaybı ya da maddi hasar meydana gelmediğini belirtti. Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı.
Gelişmenin arka planı
Al-Kharj, Suudi Arabistan'ın orta kesiminde, başkent Riyad'a yaklaşık 80 kilometre mesafede yer alan stratejik bir kent. Bölgede önemli askeri tesisler ve petrol altyapısı bulunuyor. Son yıllarda Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor. Koalisyon güçleri, 2015'ten bu yana Yemen'de Husilere karşı operasyon yürütüyor. Husiler daha önce Riyad ve diğer Suudi şehirlerini hedef alan saldırılar gerçekleştirmişti. Bu son olay, bölgede artan gerginliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Suudi yetkililer, füzenin sivil yerleşim alanlarına yönelik olduğunu iddia ederken, Husiler henüz bir açıklama yapmadı. Koalisyon, saldırının arkasında kimin olduğunu araştırıyor. ABD ve diğer müttefikler, Suudi Arabistan'ın güvenliğine desteğini yineledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen iç savaşı, Suudi Arabistan ve İran arasındaki vekalet savaşının bir parçası haline gelmiş durumda. Husiler, İran tarafından destekleniyor. Suudi Arabistan ise ABD ve Körfez ülkeleriyle birlikte Husilere karşı mücadele ediyor. Bu füze saldırısı, Körfez'deki güvenlik endişelerini artırabilir. Ayrıca, küresel petrol arzı açısından da önemli: Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik olası saldırılar, enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarında kısa süreli bir şok yaratmıştı. Bu tür olaylar, Orta Doğu'daki istikrarsızlığın küresel ekonomiye etkisini gösteriyor.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın sona erdirilmesi için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Birleşmiş Milletler, taraflar arasında ateşkes sağlanması için çaba harcıyor. Ancak son saldırı, barış sürecini zora sokabilir. Suudi Arabistan, saldırılara karşı kendini savunma hakkını saklı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana bir tutum sergiliyor ve Suudi Arabistan ile İran arasında denge gözetiyor. Al-Kharj'daki füze saldırısı, Körfez'deki güvenlik dinamiklerini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ve savunma işbirliğini geliştirirken, İran ile de diyalog kanallarını açık tutuyor. Olası bir tırmanma, enerji fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini de etkileyebilir. Ayrıca, Yemen'deki istikrarsızlık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ticaret yollarının güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin deniz ticaretini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasına yönelik çabaları desteklemeye devam edecektir.