Suudi Arabistan'da idam cezasına çarptırılan Etiyopyalı göçmenler, ailelerini derin bir acıya boğdu. Bir baba, oğlunun infazının ardından 'Ölümü içimdeki bir parçayı öldürdü' ifadelerini kullanırken, benzer kaderi paylaşan yüzlerce Etiyopyalı aile, sevdiklerinin idam edilmesini bekliyor. Orta Doğu'daki insan hakları ihlalleri ve göçmen işçilerin karşılaştığı adaletsizlik, bu haberle yeniden gündeme geliyor.
Gelişmenin arka planı
Suudi Arabistan, dünyada en fazla idam uygulayan ülkeler arasında yer alıyor. Uluslararası af örgütleri, 2023 yılında ülkede 147 kişinin idam edildiğini belirtiyor. Yabancı uyruklu işçiler, özellikle de Asya ve Afrika kökenli göçmenler, adalet sisteminde ayrımcılığa uğruyor. Etiyopya, Suudi Arabistan'a en fazla işçi gönderen ülkelerden biri. Çoğu ev işi ve inşaat sektöründe çalışan bu kişiler, düşük ücretler ve zorlu çalışma koşullarıyla karşı karşıya. Suudi makamları, idam cezalarını genellikle uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet veya terör suçlamasıyla veriyor. Ancak insan hakları savunucuları, yargılamaların adil olmadığını ve ifade özgürlüğünü kullananların da idamla yargılandığını vurguluyor. Etiyopyalı göçmenler, çoğunlukla dil engeli, hukuki temsil eksikliği ve yargı süreçlerine erişim zorluğu nedeniyle mağdur oluyor.
Bir Etiyopyalı baba, oğlunun 2022 yılında uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla idam edildiğini ve ailesine cenazesinin bile teslim edilmediğini anlatıyor. 'Oğlum suçsuzdu, sadece geçimini sağlamak için çalışıyordu' diyen baba, Suudi Arabistan'daki Etiyopya Büyükelçiliği'ne defalarca başvurduğunu ancak sonuç alamadığını belirtiyor. Benzer hikayelere sahip yüzlerce aile, sosyal medyada kampanyalar başlatarak uluslararası toplumun dikkatini çekmeye çalışıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Suudi Arabistan'ın idam politikaları, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından sık sık eleştiriliyor. Ülke, 2022'de 81 kişinin aynı anda idam edilmesiyle uluslararası tepki toplamıştı. Suudi Arabistan, bu uygulamalarının iç hukukuna uygun olduğunu ve suçları caydırdığını savunuyor. Ancak Batılı ülkeler, özellikle de ABD ve İngiltere, bu politikaları kınamakla birlikte ekonomik yaptırımlardan kaçınıyor. Etiyopya, istihdam ve döviz girdisi sağlayan işçi dövizleri nedeniyle Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkilerini sürdürmek zorunda kalıyor. Bununla birlikte, Addis Ababa yönetimi, vatandaşlarının idam edilmesi konusunda etkili bir müdahalede bulunamıyor. Bölgesel olarak, İran ve Katar gibi diğer Körfez ülkeleri de benzer idam politikaları uyguluyor. Arap Baharı sonrası otoriterleşen yönetimler, muhalefeti bastırmak için idam cezasını sıkça kullanıyor. Küresel çapta ise idam cezasına karşı mücadele eden örgütler, Suudi Arabistan'ın bu konuda en kötü sicillerden birine sahip olduğunu belirtiyor. Özellikle göçmen işçiler, hukuki korunmasızlıkları nedeniyle bu sistemin en kırılgan kurbanları haline geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ile ikili ilişkilerinde insan hakları konusunu sıkça gündeme getirmiyor. Ancak Türkiye'de de benzer şekilde idam cezası tartışmaları yaşanmış, 2004'te kaldırılmasına rağmen zaman zaman yeniden gündeme gelmiştir. Türkiye, Körfez ülkelerine işçi gönderen bir ülke olarak, vatandaşlarının yargı süreçlerinde karşılaştığı sorunları yakından takip ediyor. Suudi Arabistan'ın idam uygulamaları, Türk kamuoyunda da tepki çekiyor; özellikle 2018'de Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası ilişkiler gerilmişti. Türkiye, Birleşmiş Milletler'de idam cezasına karşı çıkan ülkeler arasında yer alıyor, ancak bu konuda Suudi Arabistan'a yönelik baskısı sınırlı kalıyor. Bölgesel istikrar açısından, göçmen işçilerin korunması Türkiye'nin Orta Doğu politikasında önemli bir başlık olabilir.