İsrail Parlamentosu'nda (Knesset) ezan sesini kısıtlamayı hedefleyen tartışmalı yasa teklifi, 8 Şubat 2025'te yapılan ön oylamada 56'e karşı 48 oyla kabul edildi. Saadet Partisi milletvekili Ahmed Tibi'nin sert tepkisine yol açan teklif, yasalaşması halinde camilerden yapılan ezanın sabah ve akşam saatlerinde belirli desibel seviyesinin üzerinde okunmasını yasaklayacak. Teklif, İsrail İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir komisyon tarafından hazırlanırken, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin desteğini aldı.
Teklifin içeriği ve gerekçesi
Yasa teklifi, özellikle sabah erken saatlerdeki ezan (Fecr) ve akşam ezanı (Akşam) için desibel sınırlaması getiriyor. Teklifin gerekçesinde, 'gürültü kirliliği' ve 'kamu düzeni' vurgusu yapılırken, uygulamanın tüm dini ibadet çağrılarını kapsayacağı belirtiliyor. Ancak eleştirmenler, yasanın orantısız bir şekilde Müslümanları hedef aldığını, zira Yahudi ibadet çağrıları (şofar) veya Hristiyan çan seslerinin benzer bir kısıtlamaya tabi olmadığını ifade ediyor. Teklifin yasalaşması için üç ayrı oylama daha gerekiyor; bu sürecin önümüzdeki aylarda tamamlanması bekleniyor.
İsrail'de yaşayan 1.9 milyon Arap vatandaşın büyük çoğunluğu Müslüman. Filistinli milletvekilleri, teklifi 'ırkçı' ve 'ayrımcı' olarak nitelendirirken, İsrail İnsan Hakları Örgütü Adalah, yasanın ifade özgürlüğü ve din özgürlüğünü ihlal ettiğini savunuyor. Öte yandan, teklifin arkasındaki isim olan Likud milletvekili David Bitan, 'Kimse saat 04:00'te başka birinin dini uygulamaları yüzünden uyanmak zorunda değil' diyerek teklifi savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca İsrail'deki Müslümanları değil, tüm İslam dünyasını yakından ilgilendiriyor. Filistin Yönetimi, konuyu Birleşmiş Milletler'e taşıma sinyali verirken, Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün'den de sert tepkiler geldi. El-Ezher Üniversitesi, yasağı 'İslamofobinin yeni bir tezahürü' olarak nitelendirdi. Avrupa ülkelerinde de benzer tartışmalar yaşanıyor; İsviçre'nin Basel kentinde 2023'te ezan yasağı getirilmiş, ancak mahkeme kararıyla kaldırılmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyu yakından izlediğini bildirirken, 'dini özgürlükler' konusunda endişe duyduğunu ifade etti. İsrail'deki bu adım, bölgedeki gerginliği daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor; özellikle Gazze savaşının ardından zaten kırılgan olan durumu daha da kötüleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın sembolik öneminin yanı sıra, Filistin davasına verdiği diplomatik destekle bu konuda doğrudan etkilenmektedir. İsrail'de ezan yasağı girişimi, Türkiye'nin İsrail'le son dönemde normalleşme çabalarına rağmen, Ankara'nın geleneksel Filistin yanlısı duruşunu pekiştirebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce Avrupa'da ezan yasaklarına yönelik sert tepkileri göz önüne alındığında, bu gelişmenin Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olması muhtemeldir. Ayrıca, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı platformunda Filistin lehine daha aktif bir diplomasi yürütmesine zemin hazırlayabilir.