Suriye'nin başkenti Şam'da yaşayan Ebu Bilal, 15 yıl boyunca evinin duvarının arkasında sakladığı kütüphanesini nihayet gün yüzüne çıkardı. Kitaplarını Suriye'nin eski Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin baskısından korumak için inşa ettiği gizli duvar, rejimin sona ermesinin ardından yıkıldı. Ebu Bilal, yıllar önce inşa ettiği sahte duvarın arkasına yüzlerce kitap yerleştirmişti.
Gizli Kütüphanenin Arka Planı
Ebu Bilal, 2011 yılında Suriye'de iç savaşın başlamasıyla birlikte kitaplarını korumak için harekete geçti. Esad rejimi, muhalif görüşleri ve rejim karşıtı yayınları hedef alıyor, birçok aydın ve yazar tutuklanıyor veya kaybediliyordu. Ebu Bilal de kitaplarının yok edilmesinden veya kendisinin gözaltına alınmasından korktuğu için evinin bir odasında sahte bir duvar ördü. Duvarın arkasında kalan bölmede, romanlar, tarih kitapları, felsefe eserleri ve siyasi metinlerden oluşan geniş bir koleksiyonu sakladı. Bu kitaplar arasında rejim tarafından yasaklanan eserler de vardı. Ebu Bilal, kitaplarını korumak için yıllarca kimseye sır vermedi, hatta yakınlarına bile bu gizli bölmeden bahsetmedi.
Suriye'de iç savaş boyunca muhalif bölgelerdeki evler basılıyor, kütüphaneler yakılıyor ve kitaplar imha ediliyordu. Ebu Bilal'in kütüphanesi, bu yıkımın ortasında bir direniş sembolü haline geldi. 2024 yılı sonunda Esad rejiminin çöküşü ve Beşar Esad'ın ülkeyi terk etmesiyle birlikte Ebu Bilal, 15 yıl önce ördüğü duvarı yıkarak kitaplarını tekrar gün ışığına çıkardı. Görgü tanıklarına göre, kitaplar hâlâ iyi durumdaydı ve büyük bir bölümü zarar görmemişti. Ebu Bilal, duvarı yıkarken duygusal anlar yaşadı ve uzun süre kitaplarını inceledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebu Bilal'in hikâyesi, Suriye'deki iç savaşın kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Savaş boyunca birçok kütüphane, müze ve arşiv tahrip edildi veya yağmalandı. Halep'teki tarihi kütüphaneler, Şam'daki kültürel kurumlar ve ülke genelindeki elyazması koleksiyonları büyük zarar gördü. UNESCO, Suriye'deki kültürel varlıkların korunması için çeşitli girişimler başlatmış olsa da, kayıpların boyutu tam olarak bilinmiyor. Ebu Bilal gibi bireysel çabalar, bu yıkımın ortasında kültürel hafızanın korunmasına yönelik önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Suriye'de rejim değişikliğinin ardından ülkenin kültürel mirasının yeniden inşası ve korunmasının büyük bir zorluk olduğunu belirtiyor. Savaş sırasında birçok aydın ve yazar ülkeyi terk etti veya hayatını kaybetti. Kalanlar ise eserlerini ve kitaplarını korumak için benzer yöntemlere başvurdu. Ebu Bilal'in hikâyesi, bu direnişin sembollerinden biri olarak uluslararası basında da yankı buldu. Bazı haber siteleri, bu tür bireysel hikâyelerin Suriye halkının kültürel direnişini yansıttığını vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'de 13 yıllık iç savaşın ardından Esad rejiminin çöküşü, Türkiye için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor. Kültürel mirasın korunması, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü artırabilir. Türkiye, Suriye'deki kütüphanelerin ve arşivlerin restorasyonuna destek vererek bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ayrıca, savaş mağduru aydınların Türkiye'ye sığınması, iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirebilir. Ancak, istikrarsızlık devam ederse, bu tür kültürel değerlerin korunması zorlaşabilir. Türkiye'nin Suriye politikasında kültürel diplomasiye ağırlık vermesi, uzun vadeli barış için önemli bir adım olacaktır.