Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şaraa, Pazar günü yeni seçilen parlamentonun ilk oturumunda yaptığı konuşmada, ülkesi için “tarihte yeni bir sayfa” açılması çağrısında bulundu. Şaraa, “Bugün Suriye, tarihinin, medeniyetinin, değerlerinin ve mirasının bir yansıması olan yeni bir sayfasını yazıyor” ifadelerini kullandı. Beşşar Esed rejiminin çöküşünün ardından geçici yönetimle yola devam eden Suriye’de, halkın iradesini temsil eden yeni parlamentonun toplanması, uluslararası toplumda da dikkatle izleniyor. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, oturum başkent Şam’da gerçekleşti ve ülkenin dört bir yanından gelen milletvekilleri katıldı.
Yeni parlamentonun sembolik önemi ve beklentiler
Suriye’de yıllardır süren iç savaşın ardından tesis edilmeye çalışılan yeni siyasi düzenin ilk somut adımlarından biri olan parlamento oturumu, ülkede yeniden inşa sürecine dair umutları yeşertti. Şaraa’nın konuşmasında vurguladığı “yeni sayfa” ifadesi, Esed dönemiyle hesaplaşma ve geçmişin yaralarını sarma niyetini yansıtıyor. Ancak uzmanlar, bu sürecin zorluklarına da dikkat çekiyor. Suriye’nin savaş nedeniyle harap olan altyapısı, parçalanmış ekonomisi ve hâlâ devam eden güvenlik sorunları, yeni yönetimin karşı karşıya olduğu en büyük engeller arasında. Yeni parlamentonun, ülkenin anayasal çerçevesini yeniden düzenlemesi, seçim takvimi belirlemesi ve uluslararası toplumla ilişkileri normalleştirmesi bekleniyor. Ayrıca, Kürtler, Sünniler, Aleviler ve Hıristiyanlar gibi farklı etnik ve dini grupların temsili, siyasi istikrar için kritik öneme sahip. Şaraa’nın “medeniyet ve değerler” vurgusu, kapsayıcı bir yönetim mesajı olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Normalleşme adımları ve güç dengeleri
Suriye’deki siyasi gelişmeler, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı değil. Bölgesel aktörler, özellikle Körfez ülkeleri, Türkiye, İran ve Rusya, yeni dönemde Suriye’deki nüfuz mücadelelerini yeniden şekillendirmeye çalışıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Esed sonrası dönemde Suriye ile ilişkileri normalleştirme adımları atarken, İran’ın etkisi azalmış durumda. Türkiye ise sınır güvenliği ve mülteci meselesi başta olmak üzere, Suriye’nin geleceğinde kritik bir rol oynuyor. ABD ve Avrupa Birliği, yeni yönetime temkinli yaklaşırken, insani yardım ve yeniden inşa fonlarının serbest bırakılması için şeffaflık ve kapsayıcılık koşulu öne sürüyor. Rusya’nın, Esed’in düşüşünden sonra Suriye’deki askeri varlığını koruma çabaları dikkat çekiyor. Şaraa hükümetinin, uluslararası meşruiyet kazanabilmek için hem içeride hem de dışarıda güven tazelemesi gerekiyor. Yeni parlamentonun bu süreçte bir katalizör olması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye’de yeni parlamentonun toplanması, Türkiye için de önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, Esed rejiminin sona ermesinin ardından Suriye’nin toprak bütünlüğüne dayalı, terörden arındırılmış bir yönetim talep ediyor. Yeni dönem, Türkiye’nin güney sınırında istikrarı artırabilir ve PKK/YPG gibi terör örgütlerinin etkinliğini azaltabilir. Ayrıca, Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü için yeni fırsatlar doğabilir. Ekonomik olarak, yeniden inşa sürecinde Türk şirketlerinin üstlenebileceği roller Ankara’nın gündeminde. Ancak, Şaraa yönetiminin kapsayıcılığı ve demokratik meşruiyeti konusunda belirsizlikler sürüyor. Türkiye, bu süreci yakından izleyerek, hem güvenlik çıkarlarını hem de bölgesel nüfuzunu korumaya çalışacak.