Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybânî, 30 Ocak 2025 tarihinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Şam yönetiminin Beşşar Esed sonrası dönemde attığı bu adım, Hizbullah'a karşı ihtiyatlı bir diplomatik kanal açılması olarak yorumlanıyor. Ziyaret, Suriye'nin yeni yönetiminin bölgesel ilişkilerini normalleştirme çabalarının bir parçası olarak görülürken, Lübnan'da devam eden siyasi kriz ve Hizbullah'ın rolü bağlamında kritik bir önem taşıyor. Şeybânî, Lübnanlı mevkidaşı ile yaptığı görüşmede sınır güvenliği, mültecilerin geri dönüşü ve ekonomik işbirliğini ele aldı.
Gelişmenin Arka Planı
Esad el-Şeybânî'nin Beyrut ziyareti, Suriye İç Savaşı'nın ardından yeni yönetimin bölgesel entegrasyon hedefleri doğrultusunda gerçekleşiyor. Şam yönetimi, Esed döneminde Hizbullah'la yakın askeri işbirliği içindeydi; Hizbullah savaşçıları Esed güçlerine destek vermişti. Ancak yeni Suriye yönetimi, Hizbullah'ın Lübnan ve bölgedeki etkisine karşı daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Şeybânî, ziyaret sırasında Hizbullah'la doğrudan bir görüşme yapmazken, Lübnan devleti nezdinde diplomatik kanalları kullanmayı tercih etti. Bu durum, yeni Suriye yönetiminin Esed döneminden farklı bir dış politika izlediğine işaret ediyor.
Lübnan Başbakanı Necib Mikati ile bir araya gelen Şeybânî, iki ülke arasındaki ilişkilerin 'yeni bir döneme' girdiğini vurguladı. Görüşmede, Suriye'deki savaştan kaçan mültecilerin gönüllü geri dönüşü ve sınır ticaretinin canlandırılması gibi somut konularda mutabakat sağlandı. Ayrıca, Suriye ile Lübnan arasındaki resmi sınır kapılarının Sayda gümrük kapısı dışında yeniden açılması ele alındı. Şeybânî, yaptığı açıklamada 'Suriye'nin istikrarının bölge için hayati olduğunu' belirterek, işbirliği çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye-Lübnan ilişkilerindeki bu normalleşme girişimi, Ortadoğu'da devam eden jeopolitik değişimlerin bir yansıması. Esed sonrası Suriye yönetimi, uluslararası meşruiyet kazanma ve Arap Birliği ile ilişkilerini onarma çabasında. Bu bağlamda, Lübnan'la ilişkileri düzeltmek, Şam yönetiminin bölgede daha fazla kabul görmesi için bir sıçrama tahtası olabilir. Ancak Hizbullah faktörü, büyük bir belirsizlik olarak duruyor. Hizbullah, Lübnan siyasetindeki ve askeri alandaki gücünü korurken, Suriye yönetiminin onunla mesafeli durması, bölgedeki diğer aktörler (özellikle Suudi Arabistan ve İsrail) tarafından yakından izleniyor. ABD ve Batılı ülkeler, Suriye'nin teröre karşı mücadelede güvenilir bir ortak olup olmayacağını sorgularken, bu ziyaret bir güven testi niteliği taşıyor. Ayrıca, Suriye üzerindeki yaptırımların hafifletilmesi için de bu tür diplomatik adımlar kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye Dışişleri Bakanı'nın Lübnan ziyareti, Türkiye'nin Suriye politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel dengeleri etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, Esed sonrası Suriye yönetimiyle sınır güvenliği ve mültecilerin geri dönüşü konularında işbirliği arıyor. Şam'ın Lübnan'la ilişkilerini normalleştirmesi, Türkiye'nin Suriye'deki varlığı ve PKK/YPG ile mücadelesi bağlamında önemli. Ayrıca, Hizbullah'ın Suriye'deki etkisinin azalması, Türkiye'nin bölgede daha fazla manevra alanı bulmasını sağlayabilir. Ancak, Suriye-Lübnan sınırının güvenliği ve Hizbullah'ın silah sevkiyatı, Türkiye'nin de dikkatle izlediği konular arasında. Bu ziyaret, Ankara'nın Şam'la normalleşme sürecinde benzer bir diplomatik adım atmasına zemin hazırlayabilir.