Bilim insanları ve ekonomistler, bu yıl ortaya çıkması beklenen “süper” bir El Niño hava döngüsünün küresel gıda üretiminde ciddi kayıplara yol açabileceği ve bunun sonucunda oluşacak fiyat şokunun 2028 yılına kadar sürebileceği uyarısında bulunuyor. İklim modellemeleri, Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığını ve bunun alışılmadık derecede güçlü bir El Niño’nun habercisi olduğunu gösteriyor. Bu durum, başta buğday, pirinç, mısır ve soya fasulyesi olmak üzere temel gıda maddelerinin hasadını tehdit ediyor. Analistler, İran’daki savaşın zaten yükselttiği enflasyonun bu yeni şokla birlikte kontrol altına alınmasının daha da zorlaşacağını belirtiyor.
El Niño’nun tarımsal etkileri ve geçmiş dersler
El Niño, her iki ila yedi yılda bir görülen ve Pasifik Okyanusu'ndaki sıcak su kütlelerinin doğuya doğru hareket etmesiyle oluşan doğal bir iklim olayıdır. Ancak bu yılki olayın “süper” kategoriye girmesi bekleniyor; yani deniz yüzeyi sıcaklıkları normalden en az 2 derece daha yüksek olacak. Bu durum, küresel ölçekte aşırı hava olaylarına neden oluyor: Güneydoğu Asya'da kuraklık, Güney Amerika'da yoğun yağış ve seller, Avustralya'da yangın riskinin artması gibi. Tarımsal üretim açısından en hassas bölgelerin başında Hindistan, Endonezya, Avustralya ve Brezilya geliyor. Örneğin, 2015-2016'daki güçlü El Niño, Hindistan'da muson yağmurlarını zayıflatarak pirinç ve şeker kamışı üretimini ciddi biçimde düşürmüştü. Benzer bir senaryonun tekrarlanması halinde, küresel gıda arzında daralma ve fiyat artışları kaçınılmaz görünüyor.
Ekonomistler, bu fiyat şokunun sadece bir yıl sürmeyebileceğini, çünkü El Niño'nun ardından gelen La Niña döngüsünün de üretimi olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. La Niña, genellikle El Niño'dan hemen sonra gelir ve bu kez daha kuru koşullar yaratarak toparlanmayı geciktirebilir. Bu yüzden analistler, gıda fiyatlarındaki baskının 2028 yılına kadar sürebileceğini öngörüyor.
İran savaşı ve enflasyonla birleşen tehdit
El Niño’nun yaratacağı gıda krizi, halihazırda İran’daki savaş nedeniyle artan enerji ve emtia fiyatlarıyla birleşince küresel enflasyonu daha da körükleyebilir. İran’daki çatışmalar, Orta Doğu’dan geçen ticaret yollarını tehdit ederken, gıda ve gübre fiyatlarını da yukarı çekiyor. Özellikle buğday ve arpa gibi temel tahılların büyük kısmının Ukrayna ve Rusya gibi savaş bölgelerinden geldiği düşünüldüğünde, El Niño’nun Avustralya ve Güney Amerika’daki üretimi vurması arzı daraltacak. Dünya Bankası verilerine göre, küresel gıda fiyatları 2022’den bu yana yüzde 20’nin üzerinde arttı; yeni bir şok bu oranı yüzde 30’ların üzerine taşıyabilir. Gelişmekte olan ülkeler, gıda harcamalarının milli gelir içindeki payının yüksek olması nedeniyle bu krizden en fazla etkilenecek kesim olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gıda ve enerjide büyük oranda ithalata bağımlı bir ülke olarak El Niño kaynaklı bir gıda fiyat şokundan doğrudan etkilenecektir. Özellikle buğday, ayçiçek yağı ve baklagil ithalatında yaşanacak daralma, yurt içi enflasyonu daha da yükseltebilir. Ayrıca Türkiye, iklim değişikliğine bağlı kuraklık riskiyle de karşı karşıyadır; El Niño’nun Akdeniz havzasında yaratacağı sıcaklık anomalileri, tarımsal verimi düşürebilir. Bu bağlamda, hükümetin stratejik gıda stoklarını artırması ve alternatif tedarik rotaları geliştirmesi önem kazanmaktadır. Küresel gıda krizi, Türkiye’ninOrta Doğu ve Afrika’daki bölgesel güç konumunu da etkileyebilir; gıda güvenliğini sağlayamayan ülkeler siyasi istikrarsızlığa sürüklenebilir.