Sudan'da Nisan 2023'te patlak veren iç savaşın ardından ordu tarafından geri alınan başkent Hartum'a dönen yüz binlerce kişi, temel altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu ve kamu hizmetlerinin neredeyse tamamen durduğu bir kente geri dönüyor. Sudan ordusunun, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'nden (RSF) yaklaşık bir yıl önce geri aldığı Hartum'da, savaş öncesi 5 milyon olan nüfusun 2 milyondan fazlası kente dönmüş durumda. Ancak dönenler, harabe halindeki binalar, çalışmayan su ve elektrik şebekeleri, kapanmış hastaneler ve okullarla karşılaşıyor.
Çatışmanın gölgesinde geri dönüş
Sudan ordusu, Nisan 2023'te başlayan ve ülkeyi kaosa sürükleyen iç savaşta, RSF'nin kontrolündeki Hartum'u Ocak 2024'te geri almıştı. Çatışmalar sırasında şehir büyük hasar gördü; yüzlerce bina yıkıldı, köprüler ve yollar kullanılamaz hale geldi. Birleşmiş Milletler'e göre savaş nedeniyle 5 milyon kişi Hartum'u terk ederken, bunların 2,1 milyonu kente döndü. Ancak dönenler, güvenlik endişeleri ve temel ihtiyaçların karşılanamaması nedeniyle zorluk çekiyor. Birçok aile, enkaz altında kalan evlerine yerleşmek zorunda kalırken, geçim kaynakları da yok olmuş durumda.
Sudan Kızılayı, insani yardım kuruluşları ve yerel yönetimler, geri dönenlere su, gıda ve sağlık hizmeti sağlamakta yetersiz kalıyor. Hartum'un büyük bölümünde elektrik şebekesi çalışmıyor, su arıtma tesisleri hasarlı. Çatışmalar sırasında yağmalanan veya kapatılan hastaneler, sağlık hizmeti sunamıyor. Eğitim sistemi de çökmüş durumda; okulların çoğu ya yıkılmış ya da askeri amaçlarla kullanılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışma, bölgesel istikrarsızlığı derinleştiriyor. RSF'nin kontrolündeki Darfur ve Kordofan bölgelerinde de benzer bir insani kriz yaşanıyor. Sudan'a komşu ülkeler (Mısır, Çad, Etiyopya, Güney Sudan) büyük mülteci akınlarıyla karşı karşıya. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Sudan'dan kaçan mülteci sayısının 2 milyonu aştığını bildiriyor. Çatışmanın bölgesel ticareti ve güvenliği tehdit etmesi, uluslararası toplumun acil müdahale çağrılarına rağmen, yeterli insani yardım fonu sağlanamıyor. Sudan'daki kriz, aynı zamanda Kızıldeniz ve Doğu Afrika'nın jeopolitik dengelerini de etkiliyor; bazı bölgesel güçlerin çatışmadaki taraf tutmaları, savaşın uzamasına yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sudan ile tarihsel ve ekonomik bağlara sahip. Hartum'daki Türk iş insanları ve yatırımları (inşaat, sağlık, eğitim) çatışmadan olumsuz etkilendi. Sudan'ın istikrarsızlığı, Kızıldeniz'deki Türk ticaret rotalarını ve bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Türkiye, Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz mücadelesinde Sudan'ın istikrarını önemsiyor. Ankara'nın çatışmanın taraflarıyla diyalog kurma ve insani yardım sağlama çabaları, krizin yayılmasını engellemeye yönelik. Ancak Sudan'daki kriz derinleştikçe, Türkiye'nin bölgedeki diğer aktörlerle (Suudi Arabistan, Mısır, BAE) rekabeti daha karmaşık hale gelebilir.