Sudan'da paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), Kuzey Kordofan eyaletinin başkenti El-Ubeyd'de düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırılarında en az 23 sivili öldürdü. Hak savunucusu Acil Hukukçular grubunun açıklamasına göre, saldırılarda 19 kişi de yaralandı. Saldırılar, yerleşim bölgelerini, bir cenaze törenini ve bir yemek kamyonunu hedef alarak sivil kayıplara yol açtı. Olay, Sudan'da Nisan 2023'te patlak veren iç savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı: El-Ubeyd'de Artan Şiddet
Acil Hukukçular, yayımladığı yazılı açıklamada saldırıların 6 Mart 2025 Perşembe günü gerçekleştiğini doğruladı. Örgüte göre, RSF'ye ait İHA'lar önce bir cenaze törenini hedef aldı, ardından bir yemek kamyonuna ve yerleşim alanlarına saldırdı. Saldırılarda hayatını kaybedenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu belirtildi. Yaralılar El-Ubeyd'deki hastanelere kaldırılırken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
Sudan ordusu ile RSF arasındaki çatışmalar, Nisan 2023'te başkent Hartum'da başlamış ve kısa sürede ülkenin diğer bölgelerine yayılmıştı. Kuzey Kordofan eyaleti, stratejik konumu nedeniyle her iki taraf için de önemli bir cephe haline geldi. RSF, savaşın başından bu yana İHA'ları yoğun şekilde kullanırken, geçtiğimiz aylarda sivilleri hedef alan saldırılar artış gösterdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şimdiye kadar 20 binden fazla sivil hayatını kaybetti, 10 milyona yakın kişi yerinden edildi.
Yerel kaynaklar, RSF'nin İHA saldırılarında genellikle ticari amaçlı drone'ları askeri amaçla kullandığını belirtiyor. Bu saldırıların çoğu zaman sivil altyapıyı hedef alması, uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali olarak değerlendiriliyor. Acil Hukukçular, saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini ve bağımsız bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sudan Krizinde Uluslararası Tepkiler
RSF'nin sivil hedefli İHA saldırıları, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler, saldırıları kınayarak taraflara ateşkes çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, RSF'nin eylemlerinin savaş suçu oluşturabileceği vurgulanırken, Sudan ordusuna da sivilleri koruma yükümlülüğü hatırlatıldı. Avrupa Birliği ise çatışmaların sona erdirilmesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini bildirdi.
Bölgesel olarak, Sudan'daki kriz Komşu ülkeleri de etkiliyor. Çatışmalardan kaçan mülteciler Çad, Mısır, Güney Sudan ve Etiyopya'ya sığınırken, bu ülkelerin sınır güvenliği ve insani yardım kapasiteleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Arap Birliği ve Afrika Birliği, krize siyasi bir çözüm bulunması için girişimlerini sürdürüyor. Ancak taraflar arasındaki güç dengesi ve dış müdahaleler, kalıcı bir barışın önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Uzmanlar, RSF'nin İHA kapasitesinin artmasının çatışmaların seyrini değiştirebileceğini belirtiyor. Özellikle yabancı desteklerle güçlenen RSF'nin hava saldırıları, Sudan ordusunun kara üstünlüğünü dengeleyebilir. Bu durum, sivil halkın daha fazla zarar görmesine ve insani krizin derinleşmesine yol açıyor. Dünya Gıda Programı, Sudan'da 18 milyon kişinin akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz bölgesindeki stratejik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Sudan ile tarihi bağları ve ticari ilişkileri nedeniyle krize tarafsız bir arabulucu olarak müdahil olmaya çalışıyor. Ancak RSF'nin İHA saldırılarında sivil kayıpların artması, bölgesel istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin Sudan'daki yatırımlarını ve insani yardım çabalarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insansız hava aracı teknolojisindeki lider konumu, uluslararası toplumun İHA kullanımına ilişkin düzenleme çağrılarını gündeme getiriyor. Bu bağlamda, Ankara'nın çatışmalara sürdürülebilir bir siyasi çözüm bulunması için diplomatik çabalarını artırması ve insani yardım akışını hızlandırması bekleniyor.