İran'da halk, savaşın bitmesine yönelik hem korku hem de umut arasında gidip geliyor. Birçok İranlı, olası bir topyekün savaş durumunda can güvenliklerinin yanı sıra, çatışmanın belirsizlik içinde sürmesi halinde ülke ekonomisinin daha da çökeceğinden endişe ediyor. Tahran'da yaşayan 45 yaşındaki bir esnaf, "Her gün yeni bir haberle uyanıyoruz; savaş mı olacak, yoksa barış mı? Bu belirsizlik insanı bitiriyor. Dükkanımın kepenklerini kapatalı aylar oldu, müşteri yok" diyor. Ülkenin dört bir yanındaki vatandaşlar, benzer duygular içinde, uluslararası baskılar ve iç siyasi gelişmeler karşısında çaresizlik yaşıyor.
Gelişmenin arka planı
İran, son yıllarda ABD'nin yeniden uygulamaya koyduğu yaptırımlar ve uluslararası izolasyon nedeniyle ekonomik olarak zor günler geçiriyor. Enflasyon oranı yüzde 40'ı aşarken, işsizlik genç nüfusta yüzde 25'e dayandı. Temel gıda maddelerine erişim zorlaşırken, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı sağlık sistemini tehdit ediyor. Savaşın sona ermesi durumunda, yaptırımların hafifletilmesi ve ekonominin normale dönmesi bekleniyor. Ancak İran yönetiminin nükleer programı ve bölgesel politikaları, Batı ile anlaşmayı zorlaştırıyor. Ruhani döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) akıbeti belirsizliğini koruyor; İbrahim Reisi hükümeti, müzakerelerde daha sert bir tutum sergiliyor.
Bölgesel boyut
İran'da savaşın bitmesi, yalnızca ülke içinde değil, tüm Ortadoğu'da dengeleri değiştirebilir. Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'la ilişkilerini normalleştirme çabalarını hızlandırmış durumda. Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah gibi İran destekli grupların geleceği de bu süreçten etkilenecek. Uzmanlar, İran'ın bölgesel etkisinin azalmasının, İsrail ve ABD için stratejik bir kazanım olacağını, ancak bunun kısa vadede yeni çatışmaları tetikleyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Rusya ve Çin'in İran'la artan askeri ve ekonomik işbirliği, Batı'nın manevra alanını daraltıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki istikrar, Türkiye için kritik öneme sahiptir. Savaşın sona ermesi, enerji maliyetlerini düşürebilir ve iki ülke arasındaki ticareti canlandırabilir. Ancak İran'ın zayıflaması, bölgede yeni güç boşlukları yaratabilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, İran'la rekabet ettiği Suriye ve Irak sahalarında denge politikası izlemek zorunda kalacak. Ayrıca, ABD yaptırımlarına rağmen Türkiye'nin İran'la doğalgaz alışverişi devam ediyor; bu ilişkinin sürdürülebilirliği, Ankara'nın enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyor.