İsrail ordusunun, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinde geçici operasyonel karargahını kalıcı bir askeri üsse dönüştürdüğü bildiriliyor. Middle East Eye'ın haberine göre, bu adım İsrail'in Filistin topraklarındaki askeri varlığını sürekli hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Cenin mülteci kampı ve çevresinde inşa edilen üs, İsrail güçlerinin bölgede uzun süreli konuşlanmasına olanak tanıyacak. Haber, İsrail'in 2023'ten bu yana Cenin'e yönelik düzenlediği kapsamlı askeri operasyonların ardından geldi. Filistinli kaynaklar, üssün konumu ve büyüklüğüne dair detaylar paylaşırken, İsrail tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Operasyon ve hedefler
İsrail ordusu, Cenin ve çevresinde 'Yuvanın Düzenlenmesi' adı verilen ve haftalarca süren bir operasyon yürütmüştü. Operasyon kapsamında yüzlerce asker bölgeye sevk edilmiş, Filistinli militanlara ait olduğu iddia edilen silah atölyeleri ve patlayıcı laboratuvarları hedef alınmıştı. Operasyon sırasında çok sayıda Filistinli hayatını kaybetmiş, evler yıkılmış ve altyapı büyük zarar görmüştü. Yetkililer, kalıcı üs kurma kararının, operasyonların sürdürülebilirliğini sağlamak ve bölgedeki 'terör tehdidini' kontrol altında tutmak amacı taşıdığını belirtiyor. Cenin, uzun süredir Filistinli silahlı grupların kalesi olarak biliniyor ve İsrail'in sık sık baskın düzenlediği bir bölge.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının yeni bir aşamaya girdiğinin işareti olarak yorumlanıyor. Batı Şeria'nın 'C Bölgesi' olarak adlandırılan ve Oslo Anlaşmaları uyarınca İsrail'in tam kontrolünde olan kısmında zaten çok sayıda yerleşim yeri ve askeri tesis bulunuyor. Ancak Cenin'de kalıcı bir üs kurulması, İsrail'in Filistin Yönetimi'nin sınırlı özerkliğe sahip olduğu 'A Bölgesi'ne de doğrudan müdahale kapasitesini genişletebilir. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu tür adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve barış sürecini baltaladığını savunuyor. ABD ve Avrupa Birliği'nden henüz resmi bir kınama gelmezken, Arap Birliği ve bazı İslam ülkeleri İsrail'i kınadı. Bölgedeki tansiyonun, Gazze'deki savaşın ardından Batı Şeria'ya sıçrayabileceği endişeleri bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasını destekleyen ve İsrail'in işgal politikalarını eleştiren bir dış politika izlemektedir. Cenin'de kalıcı bir askeri üs kurulması, Ankara'nın sık sık dile getirdiği 'iki devletli çözüm' vizyonuna ve BM kararlarına doğrudan bir meydan okuma olarak değerlendirilebilir. Bu gelişme, Türk kamuoyunda ve siyasi arenada İsrail'e yönelik eleştirilerin artmasına yol açabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'de enerji ve güvenlik işbirliği arayışında olan Türkiye, Filistin meselesindeki tutumuyla bölgesel meşruiyetini güçlendirmeye çalışmaktadır. Ancak somut bir Türk müdahalesi veya yaptırımı beklenmemekle birlikte, Türkiye'nin BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda bu konuyu gündeme taşıması muhtemeldir.